Sistit Nedir, Neden Olur?

Sistit en genel tanımıyla, mesanenin yani idrar kesesinin iltihaplanmasıdır. Bakteriyel bir enfeksiyon söz konusudur ve buna idrar yolu enfeksiyonu denir.

Sık idrara çıkma isteği, idrara çıkıldığında zorlanma, idrarın damla damla gelmesi ve idrar yaparken şiddetli yanma gibi belirtileri vardır. Sistit çocuklar da dahil olmak üzere hemen her yaşta görülebilir ve ciddiye alınmalıdır. Tedavi edilmediği takdirde böbreklerde enfeksiyona ya da idrarda kanamaya yol açabilir.

  • Sistit sorunu olanlar üroloji uzmanlarına muayene olabilirler.

Sistitin Nedenleri Nelerdir?

Yaygın inanışlardan biri, cinsel hayatı olmayan kişilerde sistit olmayacağıdır. Bu yanlış bir inanıştır. Cinsel hayat bakterilerin mesaneye geçişini kolaylaştırabilir ancak cinsellik dışında sistitin başka pek çok nedeni vardır.

Sistit genellikle ‘e. coli‘ adlı, normalde mide-bağırsak yolunda bulunan bir bakteriden dolayı kaynaklanır. Çoğu zaman vücudumuz bu tür bakterileri idrar yoluyla atar. Ancak bazen bakteriler mesane duvarına yapışabilir ya da o kadar hızla çoğalır ki bakterilerin bir kısmı mesanede kalır.

Daha az yaygın olarak sistit bakterilerle ilgisi olmayan sebeplerden de kaynaklanabilir. Işın tedavisine, bazı ilaçlara ya da uzun dönem sonda kullanımı veya sperm öldürücü jel gibi çeşitli etkenlere karşı vücudun tepkisi olarak da ortaya çıkabilir. Sistit tedavisi için genellikle antibiyotik önerilir ancak örneğin interstisyel sistit gibi, sistitin diğer türlerinde tedavi, altta yatan nedene göre değişebilir.


Sistit çoğu kez sanki kadınlara özgü bir rahatsızlık gibi algılanır ama erkeklerde de görülebilir. Öte yandan kadınlarda daha sık görüldüğü doğrudur çünkü kadınlarda idrar kanalı kısadır ve bakteriler mesaneye daha çabuk ulaşır. Bakteriler idrar yoluna cinsel ilişki ya da tuvalet temizliği esnasında geçip enfeksiyona yol açabilir.

Sistite neden olan  yaygın faktörler:

  • Sıkı, naylon iç çamaşırları
  • Çok uzun süreler boyunca oturmak
  • Tuvalet temizliğini arkadan öne doğru yapmak ya da temizliğe dikkat etmemek
  • Stres
  • Cinsel ilişki: Sistit sadece cinsel açıdan aktif kişilerde ortaya çıkmaz, çocuklarda bile görülebilir ancak cinsel açıdan aktif kişilerde daha yaygındır. Cinsel ilişkinin hemen sonrasında idrara çıkmak, bakterinin dışarı atılmasına yardım eder ve sistite karşı önleyici bir tedbir olabilir.
  • Kimyasallar (sabun, vücut şampuanı, temizlik mendilleri vb)
  • Mesane ya da idrar yolunda tıkanıklık (taş veya prostat büyümesi gibi nedenlerle)
  • İdrarın tam boşalmaması (çeşitli rahatsızlıklar vs nedenlerle)
  • Genital bölgede aşırı kuruluk
  • Hamilelik (hormonlarda değişim ve mesaneye baskı olması nedeniyle)
  • Menapozda östrojen hormonu eksikliğinin etkileri
  • Diyabet
  • Yapısal sorunlar

Sistiti Kontrol Altına Almak Ne Kadar Sürer?

Antibiyotik kullanımına başlanmasıyla birlikte genellikle 48 saat içerisinde hastalığın belirtileri diner. Ancak doktor aksini söylemediği müddetçe antibiyotik tedavisini hasta ‘iyileştim’ diyerek, kendi kendine kesmemelidir. Aksi halde enfeksiyon daha şiddetli şekilde tekrarlayabilir. Doktorun tavsiyesine göre 1 veya 2 hafta sürecek bir antibiyotik tedavisi hastalığın tekrar etme riskini de büyük oranda düşürecektir.

Özellikle cinsel ilişki sonrası sistit olan ve bunu sık yaşayan kişilerde uzun süreli, koruyucu (profilaktik) antibiyotik tedavisi gerekebilir. Bu tür bir tedavi birkaç ay sürebilen, uzun soluklu bir tedavidir.

Sistit Kendi Kendine İyileşir Mi?

Ender olarak vücudun enfeksiyona karşı savaştan galip çıktığı görülebilir ama çoğu kez antibiyotik kullanmadan sistitten kurtulmak mümkün olmaz. Hastalıktan ilaçsız, doğal reçetelerle kurtulmaya çalışmak, özellikle de enfeksiyona neden olan şartlar değişmedikçe, aynı sorunu tekrar tekrar yaşamanızı engellemeyecektir.

Sistitin Belirtileri ve Etkileri Nelerdir?

Sistitin belirtileri kadın, erkek ve hatta çocuklar için aynıdır. Çocuklarda ateşle birlikte iştah kaybı ve kusma da görülebilir. Belirtiler eşliğinde çocukta sistitten şüpheleniliyorsa hemen bir doktora başvurmak gerekir.

Yetişkinlerde ise sistit belirtileri başka rahatsızlık belirtileriyle benzerlik gösterebilir. Tedaviye başladıktan sonra birkaç gün içerisinde durumunuzda bir iyileşme olmuyorsa yeniden doktora danışılması en doğrusudur.

Sistitin yaygın belirtileri:

  • Acil idrara çıkma isteği
  • Sık sık idrar çıkma isteği
  • İdrarın az az gelmesi, idrar yaparken tam rahatlayamama
  • İdrar yaparken yanma
  • Mesanede ağrı ve hassasiyet
  • Bulanık veya keskin kokulu idrar
  • Yorgunluk hissi
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı
  • Bazı durumlarda idrarda kan
  • Nadiren yüksek ateş

Hamilelikte Sistit

Hamilelikte, sistitin ortaya çıkmasına neden olan birçok neden vardır. Vücut direncinin zayıflamış olması, hormonlardaki değişim, büyüyen rahmin mesaneye baskı yapması, idrarın mesanede daha çok birikmesi gibi nedenlerdir bunlar. Sistit belirtileri gebelerde de diğer hastalarla aynı belirtilerdir. Hamilelikte farklı olan, anne adaylarına diğer hastalara önerilen antibiyotiklerin önerilememesidir. Gebelikte güvenle kullanılabilecek, özel sınıf antibiyotikler vardır ve mutlaka doktora danışarak, doktor reçetesiyle, belirtilen sürede kullanılmalıdır.

Hamile kalmak isteyen kadınlar eğer sistitten şüpheleniyorlarsa, önce mutlaka tedavi olmalıdırlar. Aksi halde ilerleyen günlerde enfeksiyon hamile kalmayı ya da hamilelik sürecini zorlaştırabilir.

İnterstisyel Sistit

İnterstisyel sistit, sistitin bakterilerden kaynaklanmayan, farklı bir türüdür. ‘Peki, neden kaynaklanır?’ diye sorduğumuzda ise henüz tam olarak bilinmemektedir. Bağışıklık sisteminden tutun, alerjik veya çevresel faktörlere kadar pek çok sebebin etkili olabileceği düşünülmüştür. Bakterilerden kaynaklanmadığı için de, bu tür sistitte antibiyotik tedavileri etkili olmaz.

İnterstisyel sistit belirtileri de bakteriyel sistit ile benzerlik gösterir. Sık sık ve acil olarak idrara çıkma isteği duyulur. Hatta bu durum kişilerin sosyal yaşantılarını olumsuz etkileyecek kadar ileri gidebilir. Sık tuvalet ihtiyacı yüzünden dışarıdaki aktiviteler sınırlanmaya başlar. İnterstisyel sistitte mesane ağrısı da öne çıkan belirtilerden biridir. Hastalığın bir diğer adı da zaten ‘ağrılı mesane sendromudur‘. Mesanenin dolması ağrıyı arttırır ve idrara çıkmak rahatlık verir, ağrıyı azaltır.

İnterstisyel Sistit Teşhis ve Tedavisi

Hastalığın teşhis sürecinde idrar tahlili, üreoplazma, chlamydia ve candida (bunlar bakteri vemantar isimleridir) kültürleri  ve ayrıca sistoskopi (idrar yolunun ışıklı kamera ile incelenmesi) yaptırılması istenir.

İnterstisyel sistit tedavisi sabır isteyen, uzun bir tedavi sürecini kapsar. Günümüz tedavileri hastalıktan tamamen kurtulmayı garanti edemese de belirtilerin hafiflemesi ve hastaların rahatlaması adına çeşitli seçenekler sunmaktadır. Ağızdan alınan ilaçlar, mesaneye ilaç verilmesi, botoks, ozon tedavisi ya da lazer tedavisi gibi yöntemler çeşitli testleri kapsayan bir muayenenin ardından hastaya önerilmektedir. Hangi yöntem hastada belirtileri en çok hafifletiyorsa bu yönteme devam etmek en iyisidir. Bu yöntem işe yaramaz hale gelirse daha farklı bir tedaviye geçilebilir.

İnterstisyel sistitte hastalığın nedenleri kadar tedavi yöntemleri de tartışmalıdır. Hastalara farklı farklı yöntemler, farklı ilaçlar önerilir. Bu nedenle bu hastalıkta uzaktan ya da kulaktan dolma bilgilerle yardım almaya çalışmak mümkün olmayacaktır. Mutlaka bir üroloji uzmanı ile birlikte tedaviyi planlamak gerekir.

[expand title=”Kaynaklar”]

[/expand]

İdrar Yolu Enfeksiyonu Neden Olur?

İdrar yolu enfeksiyonu oldukça sık rastlanan ve daha çok kadınları etkileyen bir rahatsızlıktır.  Ağrılı ve sıkıntı verici olabilir ama çoğu kez, kendiliğinden veya doktorun belirleyeceği bir antibiyotik tedavisiyle birkaç gün içerisinde geçer. Nadiren de olsa çocuklarda da görülebilir. Basit bir idrar testi ile hemen teşhis edilir. Bu rahatsızlığın başlıca nedeni bakterilerdir.

Normalde vücut tarafından hemen atılan zararlı bakteriler, kimi zaman vücudun savunma sistemini alt ederek enfeksiyona neden olur.

İdrar yolu dediğimizde bu tanımlama vücutta böbrekleri, idrar kanallarını, mesaneyi (idrar torbası) ve üretrayı (idrarın atıldığı kanal- sidik borusu) kapsar. İdrarın vücutta oluşup dışarı atıldığı tüm bu bölgeler, üst ve alt idrar yolları diye de ayrıca ikiye ayrılır.

İdrar yolları genellikle bakteriler, mikroplar yüzünden enfekte olur demiştik. Bu mikroplar arasında en bilineni insan dışkısında bulunan ‘E.coli’ adlı mikroptur. Etkilediği bölgeye göre enfeksiyon farklı bir ad alabilir. Örneğin sıkça adı geçen ve pek çok kadının şikayetçi olduğu idrar yolu enfeksiyonu sistit, mesane enfeksiyonudur.

İdrar Yolu Enfeksiyonu Nedenleri

Bakteriler: Çoğu idrar yolu enfeksiyonu sindirim sisteminde yaşayan bakterilerden dolayı kaynaklanır. Eğer bu bakteriler idrarın dışarıya atıldığı sidik borusuna (üretraya) ulaşırsa enfeksiyon meydana gelebilir. Bakterilerin idrar yoluna anüs aracılığıyla geçtiği düşünülür.

Tuvalet temizliği sırasında tuvalet kağıdı önce anüse ve oradan da genital bölgeye değdiğinde, dışkıdaki bakteriler çoğalıp üretrada ilerleyebilir. Bu şekilde idrarı mesaneden vücuttan atıldığı deliğe kadar taşıyan üretrada, idrarın biriktiği mesanede, mesaneden böbreklere uzanan idrar kanallarında ya da böbreklerde enfeksiyon meydana gelebilir.

Kadınlarda üretra daha kısa ve anüse daha yakın olduğundan, idrar yolu enfeksiyonu daha çok kadınlarda görülür. Bakterilerin anüsten üretraya ulaşması ve oradan mesaneye geçmesi kadınlarda daha kolaydır.


Genital Hijyen: Doğru bir tuvalet temizliği enfeksiyon riskini azaltacaktır. Tuvalete çıktıktan sonra tuvalet kağıdını arkadan öne doğru değil de, önden arkaya doğru hareket ettirerek tuvalet temizliği yapılmalıdır. Bu şekilde dışkıdaki mikropların idrar yollarına ilerlemesi önlenebilir.

Ayrıca genital bölgenin tuvalet dışında da temiz tutulması çok önemlidir. Yalnız temizlik adına sabun ya da parfüm kullanmak olur. Buradaki yararlı bakterileri öldürebilirsiniz. Temiz, pamuklu çamaşırlar giymek, sentetik iç çamaşırlarından kaçınmak, ped kullanılıyorsa sık sık değiştirmek ve akıntı benzeri sorunları hemen tedavi ettirmek de enfeksiyonları önleyecektir. Tüm bu sayılanların tersi yapılırsa da, idrar yolu enfeksiyonuna davetiye çıkarılmış olur.

Böbrek Taşları: İdrar yolunun tıkanması idrar yolu enfeksiyonuna neden olabilir. Bu tıkanmanın başlıca nedenlerinden biri de böbrek taşları olabilir. Böbrek taşları bakterilerin üreyip çoğalacağı bir yaşam alanı sağlamış olur. Bebeklerde ve küçük çocuklarda da bu duruma rastlanabilir.

Mesanenin tam boşalmaması: Eğer mesaneyi tamamen boşaltmanızı engelleyen bir durum varsa ve idrar mesanede gereğinden çok kalıyorsa, bu durumda enfeksiyona neden olan bakterilerin çoğalması da kolaylaşır.

Kabızlık: Düzenli olarak idrara çıkmak, idrarı tutmamak ve mesaneyi tamamen boşaltmak enfeksiyonu önlemek açısından önemlidir. İdrar akışı düzenli olursa bakteriler de atılır ve idrar yolları temiz kalır. Ancak bazı durumlarda örneğin kabızlık nedeniyle idrar düzeni de bozulur ve bu şekilde enfeksiyon için zemin hazırlanmış olur.

Zayıf Bağışıklık Sistemi: Bağışıklık sistemi vücudu hastalıklardan korumak üzere programlanmıştır. Ancak bazı hastalıklara ya da kemoterapi gibi bazen de çeşitli ilaç veya tedavilere bağlı olarak bağışıklık sistemi zayıflamış olabilir. Bu durumda vücut enfeksiyonlara karşı da zayıf olacak demektir.

Cinsel İlişki: İdrar yolu enfeksiyonu cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon olmamasına karşın cinsel olarak aktif olan kişilerde  enfeksiyonun tetiklendiği görülebilir. Vajina veya anüsteki mikroplar cinsel ilişki sırasında idrar yolları ağzına doğru ilerleyebilir. Enfeksiyonlara karşı tedbir amaçlı olarak cinsel ilişkinin hemen öncesinde ve sonrasında kadınlara idrara çıkmaları önerilir.

Ayrıca prezervatif ya da diyafram benzeri korunma yöntemleri de enfeksiyona neden olmuş olabilir. Diyafram mesaneye baskı yaparak mesanenin tam boşalmamasına yol açıyor olabilir. Ya da sperm öldürücü kullanılan prezervatifler vajinayı tahriş etmişse, idrar yolu enfeksiyonuna karşı risk büyümüş olur.

Diğer Nedenler: Yukarıda sayılanlara ek olarak diyabet hastaları ile hamile veya menopoz dönemindeki kadınlar, idrar yolu enfeksiyonu açısından risk altındadır.

Erkeklerde idrar Yolu Enfeksiyonu

Kadınlarla karşılaştırıldığında idrar yolu enfeksiyonundan şikayetçi erkek sayısı oldukça azdır. Enfeksiyonun neden kaynaklandığını bulmak için iyi bir muayene gerekebilir. Mesanenin daralması, önceki bir cinsel ilişki, mesane taşı ya da prostat erkeklerde idrar yolu enfeksiyonu nedenlerinden bazılarıdır. Prostat büyümesi mesaneye baskı yapar. Mesaneye baskı olduğunda burada biriken idrar tam olarak boşaltılamaz. Mesanede bekleyen idrarda bakteriler çok daha çabuk ve kolay çoğalır ve bunun sonucunda enfeksiyon oluşur.

İdrar Yolu Enfeksiyonu Belirtileri

  • Sık idrara çıkma,
  • Acil idrara çıkma isteği,
  • Devamlı idrar yapma hissi,
  • İdrara çıkarken ağrı ya da yanma hissi,
  • Alt kartın bölgesinde ağrı,
  • İdrarda kan,
  • İdrarda kötü koku,
  • Belirtilere ateş, kusma, bulantı, titreme benzeri başka belirtiler de eşlik ediyorsa enfeksiyon böbreklerde olabilir.

Ne zaman doktora görünmeli?

Eğer belirtiler hafifse idrar yolu enfeksiyonu birkaç gün içerisinde geçecektir. Belirtilerin ağır seyretmesi ve çok rahatsızlık vermesi ya da birkaç gün geçtiği halde devam etmeleri halinde bir doktora başvurmalısınız. Bunun dışında aşağıdaki durumlarda da hemen bir doktora görünmek en güvenlisi olacaktır:

  • Ateşiniz yükselmişse.
  • Belirtiler ani bir şekilde kötüleşmişse.
  • Hamileyseniz.
  • Diyabet hastasıysanız.

İdrar yolu enfeksiyonunda komplikasyonlara pek rastlanmaz ancak daha öncesinde bağışıklık sistemi zayıflığı ya da şeker hastalığı benzeri bir sağlık sorunu olan kişilerde böbrek yetmezliği ya da kan zehirlenmesi gibi komplikasyonlar ortaya çıkabilir.

Tekrarlayan İdrar Yolu Enfeksiyonu

İdrar yolu enfeksiyonunun tedavisinin ardından aynı kişide tekrar oluşma olasılığı vardır. Tıp dilinde buna ‘tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu’ denir. Bu tekrarları her seferinde antibiyotik ile tedavi etmeye kalkışmak doğru çözüm yolu olmayabilir. İlk olarak enfeksiyonun neden tekrar ettiğinin bulunması gerekir.

İdrar Yolu Enfeksiyonu Neden Tekrar Eder?

Altta yatan hastalıklar: Kadınlarda idrar yolu enfeksiyonu tekrarına daha çok rastlanır. Tekrarların nedeni ürolojik muayene gerektiren ve henüz bilmediğiniz, su yüzüne çıkmamış bir rahatsızlık idrar yolu enfeksiyonunun tekrarlamasına sebep olabilir.

Tedaviye Uymamak: İdrar yolu enfeksiyonu için doktorun önerdiği tedavi tam olarak uygulanmadıysa. örneğin ilaçlar düzgün bir şekilde doktorun tavsiye ettiği süre kadar içilmediyse yine idrar yolu enfeksiyonu tekrar edebilir.

Yanlış İlaçlar: Antibiyotikler idrar yolu tedavisinde başı çeker ancak doğru antibiyotik verilmemişse hastanın şikayetleri devam edebilir ya da enfeksiyon tekrar edebilir. Hastaya doğru antibiyotiğin belirlenmesi için önce idrar kültür testi yapılması gerekir. Bu noktada neden kendi kendinize ilaç kullanmamanız gerektiğinin de önemi ortaya çıkar.

Koruyucu Tedavi Yapılmaması: Bazen de enfeksiyonun tekrarlamasını önleyici, antibiyotik tedavisi dışında, koruyucu tedavi uygulanması gerekir. Bu tedaviler bağırsak florasını, bölgedeki iyi denilen mikropları düzenleyici, özel C vitamini kürü gibi farklı ilaçlar içeren tedavilerdir. Enfeksiyon tekrarını engellemek için bu tip tedavilerin uygulanması gerekiyor olabilir. Menopoz döneminde östrojen takviyesi enfeksiyonları önleyici olabilir.

İdrar yolu enfeksiyonunun tekrar etmesinden kaçınmak için sizin yapabilecekleriniz:

  • Bol su içmek
  • Bol idrara çıkmak
  • Temizliğe önem vermek
  • Ayakları üşütmemek
  • Gaz yapan yiyeceklerden, baharatlı gıdalardan kaçınmak
  • Kabızlığın ortaya çıkmamasına özen göstermek
  • Sigara veya alkol kullanmamak

[expand title=”Kaynaklar”]

[/expand]

İshal Neden Olur?

Kabızlığın tam tersi bir durum olarak tarif edebileceğimiz ishal, dışkının sulu ya da gevşek olması ve sık sık tuvalete çıkma ihtiyacı hissedilmesidir. Normalde bağırsağımız yiyeceklerdeki suyu çeker ve böylelikle dışkı katılaşır.

Oysa ishal durumunda yediklerimiz ve içtiklerimiz bağırsaktan çok çabuk ya da çok hızlı bir şekilde, suyu çekilmeden geçer.

Karın ağrıları, kramplar ve bulantı da görülebilir. İshal her yaştan hemen herkesin başına gelir ve yılda bir iki kez ishal olmak normal kabul edilir.

Genellikle bol bol su içerek, yediklerimize dikkat ederek ve eczaneden temin ettiğimiz ilaçlarla atlatırız. Yediğimiz bozuk yiyecekler, alkol tüketimi, bakteri ve parazitler, kullandığımız ilaçlar veya laktoz intoleransı gibi pek çok farklı nedenden dolayı ishal oluruz.

Ancak uzun süren, sık sık tekrarlayan, susuzluğa / sıvı kaybına neden olan, ateş yapan veya kanlı dışkının görüldüğü ishal, ciddiye alınmalı ve mutlaka hemen bir doktora başvurulmalıdır.

İshal normalde tehlike oluşturmadığı halde, bu belirtilerle birlikte meydana geldiğinde daha ciddi bir sağlık sorununa işaret ediyor olabilir. Özellikle çocuklarda ve yeni doğan bebeklerde ishal görüldüğü takdirde hemen doktorunuzu aramaktan sakın çekinmeyin.

En Sık Rastlanan İshal Nedenleri

Bakteriyel Enfeksiyonlar

Bozuk yiyecekler ya da kötü su nedeniyle vücuda giren bakteri ve parazitler ishale neden olabilir. Hijyen koşullarının yeterince dikkate alınmadığı ortamlarda hazırlanan yiyecekleri tüketmek ishale giden en kestirme yollardan biridir.

Özellikle dışarıda yemek yerken mutfağından emin olmadığınız yerlerden, kokusu, tadı içinize sinmeyen yiyeceklerden hemen uzaklaşın. Alışveriş yaparken son kullanma tarihi geçmiş ve bozulmuş gıda ürünlerini almamaya özen gösterin. Evde de yiyeceklerinizi dolapta bile olsa uzun süre bekletmeyin. Açık su içmemeye çalışmak ve içme suyuna özen göstermek de son derece önemlidir.


Özellikle az gelişmiş ülkelere yapılan seyahatler sırasında ishale sık rastlanır çünkü çoğu kez bu ülkelerde restoran mutfakları denetlenmez. Üstelik sadece yiyeceklerin tazeliği değil, alışık olmadığınız yiyeceklerdeki farklı kimyasallar da ishale veya mide bozulmasına neden olabilir. İnternet çağında artık ister yurt içi ister yurt dışı olsun, bilmediğiniz bir yerde yemek yiyecekseniz gideceğiniz restoranları önceden araştırabilirsiniz. Hassas bir midesi olanlar, yerel mutfağı denerken acele etmemeli, kesinlikle kapalı şişede satılan içme sularını içmelidir. Sokakta ve açıkta satılan yiyecekler konusunda da dikkatli olmanız, seyahatinizi zehir olmaktan kurtarabilir.

Virüsler

İshale neden olabilecek rotavirüs, norovirüs ve adenovirüs gibi farklı virüs türleri vardır. Bu virüslerin neden olduğu mide-bağırsak iltihabı (viral gastroenterit) sonucu kusma ya da ishal görülür. Bu hastalık ‘mide gribi‘ olarak da bilinir ancak hastalığın grip virüsleriyle bir alakası yoktur. Bu sadece bir isim benzerliğinden ibarettir. Bakteri, parazit ya da diğer rahatsızlıklar mide gribine yol açmaz.

Mide gribine sadece virüsler neden olur. Ancak belirtilere bakarak ishale neyin neden olduğunu, mide gribi olup olmadığını ayırt etmek, hastalar için zor olabilir. Bunu en iyi bir doktor teşhis edecektir. Vücudun kaybettiği sıvı yerine koyulmazsa, mide gribi tehlikeli bir rahatsızlık olur. Özellikle çocuklar söz konusu olduğunda dikkatli olmak ve sıvı kaybı konusunda hassas davranmak gerekir. Çocuklarda ishal gerektiği takdirde doktor tavsiyesi almanız önemlidir.

Virüsler bu hastalığı taşıyan kişilerden bulaşabilir. Mide gribi olan kişilerin kullandığı tuvaletlerden veya hastalık sırasında tuvalet sonrası ellerini iyi yıkamayan kişilerin hazırladığı yiyeceklerden, havuzlardan, lağım suyu ile temas etmiş deniz ürünlerinden, kirli sulardan ishale neden olan bu virüsler kapılabilir.

Kullanılan İlaçlar

Antibiyotikler başta olmak üzere pek çok ilaç ishale neden olabilir. Antibiyotiklerin bağırsaktaki doğal bakteri türleri üzerinde olumsuz bir etkisi vardır. Antibiyotik yüzünden kötü bakterilerin yanı sıra sindirime yardımcı olan faydalı bakterilerin de yok olmasıyla, bağırsaktaki bakteri dengesi bozulur ve bu durum ishale neden olur. Antibiyotik nedeniyle görülen ishal, genellikle antibiyotik tedavisinin tamamlanmasından sonra görülür.

Antibiyotik dışında genellikle mide ekşimesi şikayeti üzerine kullanılan ve magnezyum içeren antiasit ilaçların da ishal gibi bir yan etkisi olabilir. Bu ilaçların siz sindirim ile ilgili bir problemi çözmeye uğraşırken, diğer bir sindirim sorununa yol açma ihtimali olabilir.

Laktoz (Süt Şekeri) İntoleransı

Süt ve süt ürünlerini sindirmekte zorlanan kişilerde, laktoz intoleransı olma ihtimali kuvvetlidir. Laktoz, bu ürünlerde bulunan şekerdir ve laktozu sindirmekte güçlük çeken pek çok insan vardır. Bu kişilerin vücudu çocukluktan itibaren, laktoz sindirimine yardımcı olan enzimi yeterince üretmemeye başlar. Bunun anlamı ilerleyen yaşlarda laktoz intoleransı görülmesi ve süt ve süt ürünlerinin mide bulantısına, şişliğe, gaza veya ishale yol açmasıdır. İyi sindirilemediği zaman süt şekeri, bağırsakta sıvı birikmesine neden olur. Laktoz intoleransı olan bazı kişilere bir bardak süt bile dokunurken diğerleri günde 3-4 bardak süt tüketebilir. Laktoz intoleransında tahammül sınırı kişiden kişiye değişir diyebiliriz.

Früktoz (Meyve Şekeri)

Früktoz meyvelerde ve balda doğal olarak bulunan şekerdir. Meyvelerin de şeker içerdiğini çoğu kez unuturuz. Diyet listelerini takip edenler üzüm, karpuz, kavun, kayısı, incir gibi tatlı meyvelerin kilo vermek isteyenlerin yemek listelerinde nasıl sınırlı tutulduğunu bilirler. Bu şekerli meyveleri daha doğrusu früktozu sindirmekte güçlük çeken kişilerde yan etkilerden biri de ishaldir. Früktoz bazı içeceklere doğal tatlandırıcı olarak da katılır ve früktoza karşı hassas olan kişiler, bu tip içecekler yüzünden de ishal olabilir.

Yapay Tatlandırıcılar

Sağlığınıza ve kilonuza özen gösterip şekerden uzak duruyor olabilirsiniz. Bu durumda çoğu kişi yapay tatlandırıcılardan faydalanmayı akıllıca bulur ancak adı üzerinde bu yapay ürünlerde bulunan çeşitli maddeler ishale neden olabilir.

Kronik Hastalıklar

Uzun dönemli, kronik hastalıklarından şikayetçi olanlar ishalden de muzdarip olabilirler. Bu hastalıklara çölyak hastalığı, Crohn hastalığı, huzursuz bağırsak sendromu, ülseratif kolit ve diyabet örnek verilebilir.

Kaygı

Stres altında olduğumuzda kaygılanarak tepki veririz. Aslında bir yere kadar kaygılanmak iyidir çünkü böylece bizi strese sokan duruma karşı daha hazırlıklı olmaya çalışır, bu konuda kendimizi iyileştirmeye bakarız. Topluluk önünde konuşma yapmak kaygı yaratıyorsa, bu konuşma üzerine çalışma, prova yapma ve kendimizi hazırlama gereği duyarız.

Ancak bazılarımız zaman içinde, aslında normal karşılanması gereken durumlarda bile kaygılanmaya başlar ki, bu durumu da ‘evhamlı‘ olmakla açıklarız. Ne yazık ki sürekli endişeli olmak bu şekilde geçiştirilemez ve ruh sağlığı açısından oldukça zararlıdır. Kaygı sürekli olduğunda panik atak gibi bir takım psikolojik rahatsızlıkların ortaya çıkmasına neden olabilir. Kaygının en sık karşılaşılan belirtilerinden biri de iştah artması ve ishaldir.

[expand title=”Kaynaklar”]

[/expand]