Ödem Neden Olur?

Her zaman giydiğiniz ayakkabı ara sıra ayağınıza olmuyorsa ya da en sevdiğiniz yüzüğünüzü bazı günler takmakta zorlanıyorsanız, ödem sorununuz olabilir. Bazı kişiler de yediklerine dikkat etmesine rağmen bir türlü kilo verememekten şikayetçidir. İşte tüm bu sıra dışı durumların sorumlusu vücudunuzdaki şişlikler yani ödem olabilir.

Bazı türdeki ödemleri kolayca fark edebilirsiniz çünkü şişkinlik olan bölgeye elinizle bastırdığınızda burada bir çukur oluşur. Ancak bazen de ödem sertleşmiştir ve bu şekilde ayırt edilmesi mümkün olmaz.

Ödem, vücut dokuları arasında fazla miktarda sıvı birikmesi nedeniyle meydana gelen şişliktir. Bu durum daha çok toplardamar ya da lenf sistemiyle ilgilidir. Ödem şişlikleri en çok ellerde, kollarda, bileklerde, bacaklarda ve ayaklarda görülür.

Ödemin farklı türleri arasında saydığımız bu bölgelerin dışında akciğer, beyin veya göz bölgesini etkileyen ödemler de vardır. Bölgesel ödemlerin yanı sıra vücutta genel bir ödem de söz konusu olabilir. Aniden ödem oluşabileceği gibi daha yavaş ve zor fark edilir şekilde de vücudunuzda ödem oluşabilir. Kişiler ilk önce kilo aldıklarını düşünür veya şiş gözlerle uyanmaya başlar. Pek çok hasta belirtiler iyice barizleşene dek ödem sorununu fark etmeyebilir.

Kılcal damarlar kendilerini çevreleyen dokuya sıvı sızdırmaya başladığında bu bölge şişmeye başlar. Kılcal damarların sıvı sızdırmasının nedeni artan basınç ya da kılcal damar hasarı olabilir. Kılcal damarlardaki sıvı kaçağı, bu sıvının telafisi için böbreklerin normalden daha yüksek seviyede sodyum (tuz) ve su biriktirmesine neden olacaktır. Bu da bir kısır döngüdür çünkü böbreklerde su ve tuz birikmesi yine ödeme neden olur. Ödemin kendisi bir hastalık değildir ancak bazı hastalıkların belirtilerinden biri de ödem olabilir.


Yaygın Ödem Nedenleri

Hareketsizlik: Çok az yürüyen ve hareketsiz bir yaşam tarzı olan kişilerde ödeme sık rastlanır.

Hareketsiz kalmak: Yolculuklarda olduğu gibi eğer uzun süre boyunca oturarak veya ayakta, aynı şekilde hareketsiz kalırsanız vücutta ödem oluşabilir.

Ameliyat: Geçirdiğiniz bir ameliyatın ardından vücutta ödem görülmesi yaygındır.

Yüksek irtifa: Özellikle de fiziksel bir güç harcama ile birleştiğinde yüksek irtifada olmak akciğer ya da serebral (beyin) ödeme yol açabilir.

Sıcaklık: Hava sıcaklığı arttığında vücut dokulardaki sıvıyı atmakta daha az etkilidir. Bu durum özellikle de bilekleri etkiler. Sıcakta fiziksel güç harcamak ödem oluşmasını
daha da kolaylaştırırç.

Yanıklar: Cildimiz yanıklara karşı su tutarak cevap verir ve bu da bölgesel şişliklere neden olur.

Hamilelik: Hamilelik sırasında kadınlar vücudun sıvı tutmasını kolaylaştıran hormonlar salgılarlar. Hamile kadınların vücudu, hamile olmayanlara göre çok daha fazla tuz
ve su tutma eğilimindedir. Hamilelikte genellikle yüz, el, alt bacak ve ayakların şiştiği görülür.

Adet dönemi ve adet dönemi öncesi: Adet döneminde hormon seviyeleri dalgalanmaya başlar. Adet kanamasının başlayacağı günden önceki günlerde hormon seviyelerindeki oynama vücudun sıvı biriktirmesine neden olabilir.

Doğum kontrol hapı: Östrojen içeren herhangi bir ilaç vücudun sıvı tutmasına neden olabilir. Doğum kontrol hapı kullanmaya başladıklarında kilo aldıklarını fark eden pek çok kadın vardır. Bu durum vücudun sıvı tutmasına bağlı olabilir.

Menopoz: Hormon seviyelerindeki oynamaların vücutta ödem oluşmasına neden olabileceğini belirttik. Menopoz veya menopoz dönemindeki hormon tedavileri, vücuttaki hormon seviyelerini etkileyerek ödem için zemin hazırlayabilir.

Bazı ilaçlar: Damar genişletici ilaçlar, östrojenler, bazı kemoterapi ilaçları, bazı diyabet ilaçları, kalsiyum kanal blokerleri ve NSAID grubu ilaçlar vücuttaki ödemden sorumlu olabilirler.

Aşırı tuz kullanımı: Pek çok kişinin ödem sorunu, çok tuz kullanmalarından, fazla tuzlu yemek yediklerinden dolayı kaynaklanır.

Kötü beslenme veya yanlış diyet: B1, B6 ve B5 vitaminlerinin ya da albümin adlı proteinin eksikliğinin, vücudun sıvı tutmasında etkisi olabilir.

Ödeme Neden Olan Hastalıklar:

Böbrek hastalığı: Böbrek hastalarında, kandan yeteri derecede sıvı ve sodyum atılamayabilir. Bu da damarlardaki basıncın artması ve vücutta ödem oluşması anlamına gelir. Böbrek hastalarındaki ödemler genellikle göz çevresi ve bacaklarda meydana gelir.

Kalp yetmezliği: Kalp yetmezliğinde kalp tüm vücuda gerektiği gibi kan pompalayamaz. Bu durumda kan alt bacaklarda birikir ve ödem oluşur.

Kronik akciğer hastalığı: Astım, bronşit, sarkoidoz gibi pek çok akciğer hastalığı bu gruptadır. Bazı hastaların akciğerinde sıvı birikmesiyle akciğer ödemi görülebilir.Bu durum nefes darlığına yol açabilir.

Karaciğer hastalığı: Siroz benzeri hastalıklar bu gruptadır. Karaciğerin çalışmasının etkilenmesi sonucu hormon veya karaciğerle ilgili kimyasalların seviyeleri ya da damarlar etkilenebilir. Bu tip problemler bacak ve karın boşluğunda ödeme neden olur.

Diyabet: Diyabet hastalarında farklı nedenlerden dolayı ödem oluşabilir. Kalp damar hastalıkları, akut karaciğer yetmezliği, akut böbrek yetmezliği, protein kaybettiren enteropati ve bazı ilaçlar bu nedenlerden bazılarıdır.

Alerjiler: Bazı yiyecekler veya böcek ısırıkları duyarlı kişilerde ödeme neden olabilir.

Artrit: Artrit hastalarında en çok bileklerde, bacaklarda ve ayaklarda görülür. Eklem iltihapları ve ödemler artrit grubu hastalıklarda pek çok farklı nedenle meydana gelebilir.

Tiroit hastalığı: Tiroit bezi ile ilgili hastalıklarda kişilerde ödem şikayeti yaygındır.

Kafa yaralanmaları: Kafaya alınan bir darbe beyinde veya beyin ile kafatası arasında sıvı birikmesi, yani ödem ile sonuçlanabilir.

Beyin tümörü: Beyin tümörünün çevresinde su birikmesiyle ödem oluşabilir.

Bacakta Ödem Oluşmasının Nedenleri

Yukarıda saydığımız nedenlerin pek çoğu bacakları etkileyebilir. Ancak bacaklarda oluşan ödemlerin başka yaygın nedenleri e vardır. Bunları da aşağıda sıralayalım:

  • Kan pıhtısı: Damarlardaki herhangi bir tıkanıklık kanın akışını engeller ve bu da damardaki basıncın artmasına neden olur. Bu durum çevredeki dokuya sıvı sızmasına ve ödeme yol açar.
  • Varisli damarlar
  • Enfeksiyon, iltihaplanma
  • Kist veya tümör
  • Lenfödem (fil hastalığı)

Yemeklerden tuzu çıkarmak, doktorun önereceği egzersizleri yapmak ve vücuttaki fazla sıvının atılmasını sağlayacak, ödem çözücü ilaçlar kullanmak ödem şikayetini dindirir. Eğer ödem, altta yatan başka bir hastalık belirtisi olarak ortaya çıkmışsa, ödemin giderilmesi için bu hastalığın tedavi edilmesi gerekir.

Daha çok kadınlarda görülen ve yanlış beslenme ya da stres gibi faktörlerden etkilenen ödemler ise nedeni bilinmeyen ödemler sınıfına girilebilir. Görüldüğü gibi pek çok nedenden dolayı ödem meydana gelebilir ve ana nedeni bulmak da her zaman kolay olmayabilir.

Ödem Nasıl Atılır?

Ödem atmak için ilk olarak bir doktora başvurup vücuttaki ödemin nedenlerini öğrenmek en sağlıklı yoldur. Ödemin kaynağı tespit edildiğinde ödemden kurtulmak da kolaylaşır. Vücuttaki şişkinliği indirmek için evde yapabilecekleriniz ise şunlardır:

  • Ne kadar tuz tükettiğinizi gözden geçirin. Yemeklerinize ekstra tuz ekmekten kaçının. Bol tuzlu olduğu bilinen fast-food türü yiyeceklerden kaçının. Tuzlu kuru yemişler, cipsler, tuzlu peynirler, turşu ve pek çok hazır gıda tuz bakımından ödem şikayeti olanlar için sakıncalıdır.
  • Alkol, sigara ve kafeinden uzak durun.
  • Alerji yaptığından, size dokunduğundan şüphelendiğiniz gıda türleri varsa bunlara bir süre ara verin. Gerekirse bir gıda duyarlılığı testi yaptırabilirsiniz. Rafine gıdalardan, pastane ürünlerinden ve kızartmalardan kaçının.
  • Bol bol su için. Vücudunuzun sıvı tutması, su içmemeniz anlamına gelmez. Kesinlikle bu ikisini karıştırmayın.
  • Lifli besinlere yönelin. Taze sebze ve meyveye beslenmenizde ağırlık verin.
  • Günlük hareketinizi arttırın. Düzenli yürüyüş yapmaya çalışın.
  • Fazla kilolarınızdan kurtulun.
  • Özellikle karahindiba çayının ve maydanozun (veya maydanoz suyu) ödem atmayı kolaylaştırdığı bilinir.
  • Kas sorunları için sıklıkla tavsiye edilen arnika çiçeği kremi ödem atmakta da yardımcı olabilir.

[expand title=”Kaynaklar”]

[/expand]

Mide Ağrısı Neden Olur?

Mide ağrısı herhalde hemen hiç kimsenin yabancısı olmadığı, sık karşılaşılan şikayetlerden biridir. Mide ağrıları nefesinizi kesecek kadar şiddetli ama kısa süren kramplar ya da hafif ama dinmeyen, sabit bir ağrı şeklinde görülebilir.
Ağrılar vücudun herhangi bir bölgesinde, normalden farklı bir durumun söz konusu olduğunu bize haber veren sinyallerdir.

Vücudumuzda bir sorun olduğunu, çoğu kez ağrılar sayesinde fark ederiz. Mide ağrıları söz konusu olduğunda ise kimi zaman bu ağrının nedeni açıkça ortadadır. Yediğimiz bir yemek dokunmuş ya da gaz yapmış olabilir. Kimi zaman da mide ağrısının nedeni hakkında hiçbir fikrimiz yoktur. Vücudun karın bölgesinde aslında pek çok organ vardır ve her karın ağrısı, mide sorununa işaret etmiyor olabilir.

Mide karnın sol, üst tarafında yer alan ve sindirimden sorumlu başlıca organdır. Eğer asla mide ağrısı çekmek istemiyorum diyorsanız, yemek yememeyi ya da asla strese girmemeyi başarabilmeniz gerekir. Bu çözümlerin pek de gerçekçi olmadığı ortada. Öyleyse mide ağrılarının genel nedenlerine bir göz atarak önce sorunun kaynağına inmeyi ve sonrasında gerekli önlemleri almayı deneyebilirsiniz. Ancak hemen hatırlatalım ki, özellikle şiddetli mide ağrıları asla ihmal edilmemeli ve mutlaka bir doktora veya sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Ciddi ağrılar acil müdahale gerektiren durumlara işaret ediyor olabilir.

Mide Ağrısının Sebepleri

Fazla ya da Hızlı Yemek Yemek: Yemeği fazla kaçırdığınızda ya da çok hızlı bir şekilde yemek yediğinizde sindirim sistemi zorlanır ve bunun bir sonucu olarak mide ağrısı ortaya çıkar. Porsiyonları küçültmek, daha yavaş yemek yemek ve yemeklerden sonra hazım için yürüyüşe çıkmak bu tip ağrıları dindirebilir.


Enfeksiyon: Bakteri ya da virüsler sindirim sistemine girdiğinde vücut da doğal olarak bu yabancılardan kurtulmak üzere harekete geçer. Vücut bu tepkisini ishal ya da kusma ile ortaya koyabilir.

  • Bakteriyel enfeksiyonlar: Bakteri kaynaklı enfeksiyonlar gıda zehirlenmesi nedeniyle görülür ama bakterilerin neden olduğu başka tıbbi durumlar da karın ağrısına yol açabilir. İdrar yolu enfeksiyonu, zatürre, boğaz enfeksiyonu gibi durumlarda karın ağrısı hissedilebilir.
  • Virüsler: Virüsler mide gribi dediğimiz başka bir tür enfeksiyona neden olur. Mide ağrısı, bulantı, kusma gibi belirtileri yemeklerden sonra ortaya çıkabilir. Bakteriler de virüsler de kolayca insandan insana bulaşabilir ama neyse ki bunu önlemek çok zor değil. Ellerinizi sık sık yıkamak, başkalarının bardağını, çatal-kaşığını, havlusunu kullanmamak bakteri ve virüsleri kapmanızı büyük ölçüde engelleyebilir.

Kabızlık: Beslenmelerinde yeterince sıvı ya da lif olmayan kişilerde kabızlık şikayetine sık rastlanabilir. Kabızlık ise mide ve karın ağrısına neden olur.

Tahriş ve İltihap: İç organlardaki şişme ve tahriş gibi sorunlar mide ağrısına neden olabilir. Apandisit, ülser, irritabl bağırsak sendromu ve iltihaplı bağırsak sendromu gibi tıbbi durumlar nedeniyle mide ve karın ağrısı şikayetleri ortaya çıkabilir.

Gıda İntoleransı: Hazımsızlık ya da yemeği fazla kaçırmak gibi durumlar mide şikayetlerine yol açabilir ama bu sorunlar dışında da çeşitli gıdalara karşı sindirim sistemi hassas olabilir. Vücut bazı yiyecekleri sindirmekte güçlük çektiğinde bu duruma gıda intoleransı adı verilir. Örneğin laktoz intoleransı olan kişiler süt ve süt ürünlerini tükettiklerinde mide ağrısı ortaya çıkabilir. Çölyak hastalığı ya da fıstık alerjisi gibi pek çok farklı gıda intoleransı çeşidi vardır. Özellikle ciddi bir gıda alerjisi söz konusuysa geçici ağrılar dışında vücut çok daha ciddi tepkiler verebilir.

Anatomik Problemler: Bazı hastalıklar ya da organlardaki kusurlar, organların işlevlerini gerektiği gibi yerine getirmelerini engeller ve ağrıya neden olur. Bu hastalıklara bir örnek verecek olursak, örneğin Chron hastalığı bağırsak duvarının şişmesine ve bağırsağı tıkanmasına neden olabilir.

Stres: Stres altında olduğumuzda, kaygı ya da depresyon nedeniyle kötü bir dönem geçirdiğimiz zamanlarda, bu duygular bazı fiziksel belirtileri de tetikleyebilir. Baş ağrısı ya da mide ağrısı, bu fiziksel şikayetlere örnek verilebilir. Stres hormonları mide ve bağırsaklarda spazmalara neden olur. Ayrıca stres nedeniyle beslenme alışkanlıkları da değişir ve daha özensiz ve kötü bir beslenme nedeniyle sindirim sorunları ve ağrılar ortaya çıkabilir.

Fazla Kilolar: Vücudun taşıdığı ekstra ağırlık arttıkça safra taşı sorunun ortaya çıkma riski artar. Safra taşları katı kolesterol atıklarından ya da kalsiyum tuzlardan oluşur ve karnın sağ bölgesinde ciddi ağrılara neden olabilir. Fazla kilolar ayrıca mide üzerinde baskıya neden olur ve bu baskı yüzünden reflü benzeri mide sorunlarının ortaya çıkması kolaylaşır.

[expand title=”Kaynaklar”]

[/expand]