Kalp Ritim Bozukluğu Neden Olur?

Kalp ritim bozukluğunun tıp dilindeki adı aritmidir. Aritmi, kalbin çok hızlı atması (taşikardi) ya da çok yavaş atması (bradikardi) veya düzensiz atması gibi kalp ritim sorunlarını ifade eder. Kalp ritim bozukluğunda kalbin her zamanki elektriksel ritminde bir düzensizlik vardır.

Aritmiler her yaşta ortaya çıkabilir ve çoğu kez ciddi sorunlara yol açmazlar.

Vücudun kalp kaslarının kasılmasını sağlaması doğal bir elektrik sistemine bağlıdır. Bu sistem kanın kalbe ve kalpten de vücuda akışını sağlar. Normalde elektrik kalp boyunca belli bir yolu takip eder. Ancak elektriğin akışında bir problem ortaya çıkarsa kalp ritmi çok yavaşlayabilir, çok hızlanabilir ya da düzensizleşebilir.
İstirahat sırasında kalp genellikle dakikada 60 ila 100 kez atar. Ancak örneğin egzersiz sırasında olduğu gibi, kalbin daha hızlı ya da daha yavaş attığı durumlar vardır.

Aşırı alkol tüketimi, sigara içmek, stres ve yoğun egzersiz ufak çaplı bir aritmiye neden olabilir. Ancak kalp ritim bozukluğunun en yaygın ve ciddi nedeni, baş tetikleyicileri arasında koroner arter hastalığı, kalp kapak fonksiyon bozukluğu ve kalp yetmezliği olan, kalp hastalığıdır.

Kalp Ritm Bozukluğu Nedenleri

Normalde kalp akciğerlere ve vücudun geri kalanına kan taşıyan bir pompa gibi çalışır. Bunun gerçekleşmesi için
kalbin düzenli şekilde kasılmasını sağlayan bir elektrik sistemi vardır.

Kalpte kasılmaları başlatan elektriksel sinyal, sinüs düğümü denilen bir noktada başlar. Bu nokta kalbin doğal pili gibidir. Sinüs düğümünden çıkan sinyal kalbi dolaşır ve elektriksel bir yol oluşturur. Farklı sinir iletileri kalbin daha yavaş ya da hızlı atmasında belirleyicidir.


Aritmiler kalbin elektriksel iletim sistemi ile ilgili sorunlardan kaynaklanır:

  • Ekstra sinyaller oluşabilir.
  • Elektrik sinyalleri, engellenebilir ya da yavaşlayabilir.
  • Elektrik sinyalleri kalpte farklı ya da yeni bir yol izlemeye başlayabilir.

Anormal kalp atışlarının diğer bazı yaygın nedenleri şöyledir:

  • Potasyum ya da diğer minerallerin anormal seviyede oluşu
  • Kalp krizi ya da geçmişteki bir kalp krizi yüzünden zarar görmüş kalp kası
  • Doğuştan gelen kalp hastalığı
  • Kalp yetmezliği veya kalp büyümesi
  • Akciğer hastalıkları
  • Anemi
  • Tiroit bezinin çok çalışması (Hipertiroidi)
  • Tiroit bezinin az çalışması (Hipotiroidi)
  • Yüksek tansiyon
  • Diyabet
  • Stres
  • Gebelik

Aritmiler ayrıca çeşitli ilaç veya maddeler nedeniyle de ortaya çıkabilir. Örneğin:

  • Alkol, kafein ya da amfetamin benzeri uyarıcılar
  • Beta bloker ilaçlar
  • Sigara (nikotin)
  • Sinir sisteminin davranışlarını taklit eden ilaçlar
  • Depresyon yada psikoz tedavisinde kullanılan ilaçlar
  • Bazı besin takviyeleri ve bazı bitkisel takviyeler
  • Aritmi tedavisinde kullanılan ilaçlar (önerilen aritmi ilacı farklı türde bir aritmiye neden olabilir)
  • Hava kirliliği

Kalp Ritim Bozukluğunun Belirtileri

Aritmi ara ara kendini gösteren ya da devamlı süren bir rahatsızlık şeklinde ortaya çıkabilir. Aritmi belirtilerini hissetmemeniz ya da sadece aktif olduğunuz zamanlarda hissetmeniz mümkündür. Dikkat çeken hiçbir belirti göstermediği için kalp ritim bozukluğunun fark edilmediği durumlar olabilir. Bu tip hastalarda doktorlar ritim bozukluğunu rutin bir muayene sırasında fark ederler. Ancak genele bakıldığında aritmiler fark edilmesi zor olmayan belirtiler gösterir. Bu belirtileri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Hızlı kalp atışı / Çarpıntı
  • Yavaş kalp atışı
  • Düzensiz ya da tekleme hissi veren  kalp atışı
  • Göğüs ağrısı
  • Nefes darlığı
  • Aşırı yorgunluk
  • Baş dönmesi
  • Bayılma
  • Soluk beniz
  • Terleme

Kalp Ritim Bozukluğu Türleri

Sinüs Taşikardisi: Kalp atışı düzenli ancak olması gerekenden hızlıdır. Egzersiz sırasında ya da ateşiniz yükseldiğinde ortaya çıkması normaldir ancak ortada hiçbir neden yokken de meydana gelebilir. Tiroit bezinin çok çalışması ya da anemi sinüs taşikardisine neden olabilir.

Sinüs Bradikardisi: Kalp atışı düzenli ancak olması gerekenden yavaştır. Sporcular arasında sık görülür. Soğuğa maruz kalındığında, vücut ısısı düştüğünde, istirahat ya da uyku sırasında ortaya çıkabilir. Kalp hızı çok düşükse kendinizi bayılacak gibi ya da sersemlemiş hissedebilirsiniz.

Ektopik Kalp Atışları: Ekstra kalp atışları olmasıdır ancak bu atışlar kalpten kan pompalamazlar. Ektopik atışlarda sanki kalpte bir atış atlanmış gibi hissedilir ve sonraki kal atışı bir yumruk gibi, güçlü hissedilir. Birkaç kalp atışında bir ya da her kalp atışında ektopik atış hissediyor olabilirsiniz. Ektopik atışlar oldukça yaygındır ve nadiren kalp sorununa işaret ederler. Özellikle dinlenme halindeyken daha belirgindirler.

Atriyal Fibrilasyon: Oldukça sık görülen bir aritmi tipidir. Kalp kulakçıklarındaki elektrik hareketlerinde düzensizlik olur ve kalbin normal hızı ve ritmi geçersiz kılınır. Bu da kulakçıkların düzensiz şekilde kasılmasına veya titremesine yol açar. Kalbinizin düzensiz ya da normalden hızlı attığını hissedebilirsiniz. Atriyal fibrilasyon atakları birkaç saniye ya da bir hafta gibi farklı sürelerde yaşanabilir. Çarpıntı, yorgunluk, nefes daralması, sersemlik, göğüs ağrısı gibi belirtileri olabilir. Atriyal fibrilasyon kalpte pıhtıya neden olabileceğinden tehlikeli olabilir.

Supraventriküler Taşikardi: Kalp kulakçıkları ve karıncıkları arasında bir ya da daha fazla elektrik akımı olduğunda ortaya çıkar. Elektrik uyarımları kalp etrafında bir daire yapar ve karıncıklar yerine kulakçıklara geri döner. Bu tip taşikardi kalbin çok hızlı atmasına neden olur. Birkaç saniye, birkaç dakika ve ender olarak birkaç gün sürebilir.

Ventriküler Taşikardi: Elektrik uyarımları kalp karıncıklarından çok çabuk çıkar ve kanın her zamankinden hızlı pompalanmasına neden olur. Karıncıkların gerektiği gibi kanla dolmalarına zaman kalmayabilir ve bu da kalbin vücuda kan pompalamayı durdurması anlamına gelir. (Kardiyak Arest = Kalp Durması, Dolaşım Durması)

Ventiküler Fibrilasyon: Elektrik uyarımları çok hızlı ve düzensiz bir ritimde karıncıklardaki birçok yerden başlar. Bu durumda kalp düzgün şekilde atamaz, az kan pompalanır ya da hiç kan pompalanamaz. Ölümcül olabilecek bir tür kalp durmasıdır. Bilinç kaybı yaşanır ve nabız ile solunum durur. Acil müdahale gerektirir.

Kalp Bloğu: Elektrik uyarımlarının kalp kulakçıklarından kalp karıncıklarına ulaştırılmasını etkileyen bir problem söz konusudur. Farklı belirtileri vardır ve durumun ciddiyetine göre tedaviye gerek olur ya da olmaz.

Hasta Sinüs Sendromu: Sinüs düğümü düzgün şekilde çalışmaz ve kalbin yavaş atmasına daha sonra hızlanmasına neden olur. kendinizi sersemlemiş hissetmenize yol açabilir.

Kalp Ritim Bozukluğu Tedavisi

Çoğu aritmiler zararsız olarak kabul edilir ve tedavi gerektirmez. Doktorunuz aritmiyi teşhis ettikten sonra durumun ciddiyetini, ileride size sorun olup oluşturmayacağını ve tedavi gerekip gerekmediği belirleyecektir. Aritmilerin teşhisinde EKG (elektrokardiyografi), Holter EKG, efor EKG, ekokardiografi, kalp kateterizasyonu gibi çeşitli yöntemler kullanılır.

Kalp ritim bozukluğu tedavilerinde aşağıdaki sonuçlar hedeflenir:

  • İnme riskini azaltmak için kan pıhtılarının oluşmasını önlemek
  • Kalp hızını nispeten normal seviyelere çekmek
  • Mümkünse, normal kalp ritmini düzenlemek
  • Aritmiye neden olan kalp hastalığını tedavi etmek
  • Kalp hastalığı ve inme için risk faktörlerini azaltmak

Ciddi bir aritmi söz konusu olduğunda, kalbin normal ritmini geri getirmek için acil bir tedavi gerekebilir.
Elektroşok tedavisi (defibrilasyon veya kardiyoversiyon), kısa süreli kalp kalp pili, ağızdan verilen ilaçlar bu tedavi yöntemleri arasındadır.

Aritmi şikayetlerinde antiaritmik ilaçlar olarak adlandırılan ilaçlar da kullanılabilir. Bu ilaçlar aritminin tekrarlamasını önleyebilir ya da kalp hızının çok hızlanmasını ya da çok yavaşlamasını engelleyebilir. Doktorunuz tarafından reçete ilaçları gerektiği şekilde kullanmaya özen gösterin. Kendi kendinize ilacı bırakmaktan ya da dozaj değişikliği yapmaktan kaçının.

Anormal kalp ritimlerini tedavi etmek için kullanılan kalp pili, elektro şok cihazı ve kardiyak ablasyon gibi başka cihaz veya yöntemler de vardır. Bu tedaviler sorunun kaynağına göre ancak doktorunuz tarafından önerilebilir.

[expand title=”Kaynaklar”]

[/expand]

Nefes Darlığı Neden Olur?

Herkesin arada bir nefesi kesilebilir. Dik bir yokuşu tırmandıktan, hızla bisiklet sürdükten ya da ağır bir fiziksel aktiviteden sonra nefessiz kalmak zaten beklenen ve kontrol edilebilecek bir durumdur. Burada sözünü edeceğimiz nefes darlığı ise, nefes almanın beklenmedik şekilde zor ve rahatsız edici olduğu, durumun kontrolden çıktığı hissi yaşatan nefes kesilmeleridir.

Nefes darlığı, nefesin yetmemesi, derin nefes alamama, nefes alıp verirken zorlanma şeklinde tarif edilebilir. Nefes darlığına tıp dilinde ‘dispne‘ denir.

İster durup dururken yaşansın ister her gün meydana gelsin nefes darlığı korkutucu bir deneyimdir. Sebebini anlayamadığı bir şekilde nefesi kesilen bir kişinin bu durumdan dolayı kaygılanması da normaldir. Bazı kişilerin aynı sorunu yaşamamak için nefes darlığı yaşadıktan sonra kimi aktivitelerden kaçınmaya başladıkları olur.

Ancak günlük işler sırasında nefes darlığı yaşanıyor ve hatta buna engel olmak için çeşitli işlerden kaçınılıyor veya daha yavaş hareket etmek gibi önlemler düşünülüyorsa, atılacak en doğru adım bir doktora başvurmaktır.

Efor sarf edilmediği ya da aşırı sıcaktan rahatsız olunmadığı halde, yani neden kaynaklandığı belli olmayacak biçimde nefes darlığı yaşandığında bu genellikle altta yatan bir sağlık sorununa işaret eder. Bir aydan daha uzun süren nefes darlığı şikayeti kronik nefes darlığı sınıfına girer. Kronik nefes darlığı hayat kalitesini büyük oranda düşürebilen ve pek çok kişinin keyif alarak katıldığı aktivitelerden kişileri mahrum eden bir şikayettir.


Nefes Darlığı Ne Zaman Bir Tıbbi Soruna İşaret Eder?

Uzun süren ve bir türlü geçmeyen nefes darlığı şikayeti büyük olasılıkla tıbbi bir sorunla ilgilidir. Aniden ve yoğun bir şekilde ortaya çıkan nefes darlığı da, kısa bile sürse bir sağlık sorunun belirtisi olabilir.

Tıbbi bir sorundan şüphelenilecek durumlardan bazıları şu şekildedir:

  • Dinlenme halindeyken nefes darlığı
  • Aktivite ve egzersiz sonrası nefesin kesilmesi
  • Uzanırken görülen nefes darlığı
  • Alerjen gibi çeşitli tetikleyicilerle ortaya çıkan nefes kesilmesi
  • Göğüs ağrısının eşlik ettiği nefes darlığı
  • Kol, çene ya da boyun ağrısıyla birlikte nefes alamama
  • Ayak ve el bileklerinde şişmeyle birlikte nefes darlığı
  • İştah kaybı, istem dışı kilo kaybı veya kilo alma ile birlikte nefes darlığı
  • Alışılmadık halsizlik hissi ile birlikte nefesin kesilmesi
  • Terleme ile birlikte nefes darlığı
  • Ateş ile birlikte nefes darlığı
  • Nefes alırken ıslık veya hırıltı benzeri seslerin olması ve nefes darlığı
  • Nefes darlığı şikayetinin yanı sıra inatçı öksürük
  • Sersemlik, bayılma hissi ile birlikte nefes darlığı

Nefes Darlığının Nedenleri

Ani görülen nefes darlığı ile ilgili olabilecek çeşitli rahatsızlıkları ve sağlık sorunlarını şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Akciğer veya solunum yolları rahatsızlıkları

Astım: Aniden nefesin kesilmesi bir astım krizi yüzünden kaynaklanabilir. Bunun anlamı hava yollarının daralması, hırıltıya ve öksürüğe neden olacak şekilde balgamın artmasıdır.

Zatürre: Akciğer iltihabı öksürük ve nefes darlığına neden olabilir. Genellikle antibiyotik kullanılmasını gerektiren bir enfeksiyondan dolayı kaynaklanır.

KOAH: Eğer kronik obstrüktif akciğer hastalığınız varsa, nefes darlığı hastalığın kötüleştiği anlamına gelebilir.

  • Kalp rahatsızlıkları

Kalp krizi: Göğüs ağrısı gibi en bilinen belirtilerin görülmediği sessiz kalp krizinde nefes darlığı şüphe çekebilecek tek belirti olabilir.

Kalp yetmezliği: Nefes almakla ilgili zorluklara yol açabilecek başka bir kalp sorunu da kalp yetmezliğidir. Kalp yetmezliğinde kalp vücuda yeterince kalp pompalayamıyor demektir. Genellikle zyıf kalp kası bu soruna neden olur. Ciğerlerde su birikmesiyle nefes almak zorlaşır. Yaşam biçiminde bazı değişiklikler ve ameliyat gibi tedavi biçimleri gerektirebilir.

Kalp Ritmi: Taşikardi ya da atriyal fibrilasyon gibi düzenli veya düzensiz ama hızlı kalp atışı nefesin kesilmesine yol açabilir.

  • Panik Atak ya da Kaygı

Panik atak ya da kaygı hızlı ve derin nefes almanıza neden olabilir. Nefesinizi yavaşlatmaya yoğunlaşmak ya da bir kese kağıdının içine nefes alıp vermek nefesi normale döndürebilir.

Yukarıda bazı başlıkların altını çizmiş olsak da nefes darlığına yol açan çok çeşitli nedenler vardır. Bunları toplu şekilde sıralamayı denersek:

  • Amfizem (akciğerlerdeki hava keseciklerinin gerilip genişlemesi)
  • Anemi
  • Akciğer embolisi
  • Akciğer ödemi
  • Akciğer kanseri
  • Akciğer sönmesi
  • Aritmiler (kalp ritm düzensizlikleri)
  • Astım
  • Boğulma
  • Düşük kan basıncı (hipotansiyon)
  • Epiglotit (gırtlak kapağı enfeksiyonu iltihabı)
  • Guillain-Barre sendromu (sinir sisteminin bağışıklık kökenli bozulması)
  • İnterstisyel akciğer hastalığı
  • Kalp tamponadı
  • Kalp krizi
  • Kalp yetmezliği
  • Kalp zarı iltihabı
  • Karbon monoksit zehirlenmesi
  • Kardiyomiyopati (kalp kası bozukluğu)
  • KOAH (kronik obstrüktif akciğer hastalığı)
  • Kırık kaburga
  • Kronik bronşit
  • Krup hastalığı (gırtlağı tutan ve sıklıkla küçük çocuklarda görülen viral bir hastalık)
  • Myastenia gravis (kas hastalığı)
  • Obezite
  • Panik atak
  • Plörezi (akciğer zarında sıvı birikmesi)
  • Pulmoner fibrozis (akciğerlerin yara dokusuna dönüşmesi)
  • Pulmoner hipertansiyon (akciğer yüksek tansiyonu)
  • Sarkoidoz hastalığı
  • Tüberküloz
  • Üst solunum yolu tıkanıklığı
  • Ventrikül disfonksiyonu (kalpte pompalama sorunu)
  • Yaygın anksiyete bozukluğu
  • Zatürre

Nefes darlığı tedavisi için ilk olarak nefes darlığına yol açan nedenin tespit edilmesi gerekir.

Nefes Darlığı İçin Neler Yapılabilir?

Nefes darlığını kontrol altına almak için altta yatan nedene de bağlı olarak doktorunuzla birlikte hareket etmeniz gerekir. Doktorun tavsiyeleri dışında aşağıdaki şu tedbirler de işe yarayabilir:

Eğer sigara içiyorsanız, sigarayı bırakın ya da sigarayı bırakmak için yardım alın.

Nefes alma tekniklerini öğrenin. Nefes darlığı ile başa çıkmanızı sağlayacak çeşitli nefes teknikleri vardır. Bu teknikleri öğrenirseniz nefesiniz kesildiğinde faydasını görebilirsiniz.

Alerjenlerden, sigara dumanından ve kirli havadan uzak durmaya özen gösterin.

Eğer stres ya da kaygı gibi sorunlarınız varsa bir psikiyatra danışabilirsiniz.

Doğru ilaç kullanımı önemlidir. Kendi kendinize ilaç kullanmamalı, doktorunuza danışmalısınız. Eğer ilaçların size faydası dokunmadığını düşünüyorsanız doktorunuza tekrar danışmaktan çekinmeyin.

[expand title=”Kaynaklar”]

[/expand]

Kolesterol Neden Yükselir?

Kolesterol vücudumuzun hücrelerinde bulunan yağ benzeri, yoğun kıvamlı yapıda bir maddedir. Hormon ve D vitamini üretimi ya da sindirim gibi fonksiyonlar için vücudumuz gereken tüm kolesterolü kendisi üretir. Kolesterol kanımızda lipoprotein adı verilen içi yağ, dışı proteinden oluşan küçük paketler içinde dolaşır.

Düşük yoğunluklu ve yüksek yoğunluklu olmak üzere, taşıdıkları kolesterol miktarına göre iki tür lipoprotein vardır. Dolayısıyla kolesterolden söz ederken de iki tür kolesterolden söz edilir.

Tıp dünyasında düşük yoğunluklu lipoprotein -İngilizce karşılığından yola çıkılarak- kısaca LDL olarak anılır ve kötü kolesterol olarak tanımlanır. Yüksek yoğunluklu lipoproteine ise kısaca HDL denir ve iyi kolesterolü anlatır. Kanda kötü kolesterolün oranı arttığında bu durum, kolesterolün damar duvarlarında birikmeye başlamasıyla kalp hastalığına veya bunamaya varan sonuçlar doğurabilir. İyi kolesterolde ise kolesterol karaciğere taşınır ve buradan vücut fonksiyonlarının işlemesi için organlara dağıtılır, damarlarda birikmez. Aksine, iyi kolesterol damarlarda plak oluşumunu engeller.

Kolesterolün bir kısmını yiyeceklerden alırız fakat çoğu karaciğerde üretilir. Doymuş ve trans yağlar kötü kolesterol üretimini arttırır. Beslenme dışında kilo, kalıtım ya da hareketsizlik gibi pek çok başka faktör kolesterol seviyesini etkiler. Kötü yağları içeren sağlıksız bir beslenme, fazla kilolar ve hareketsiz bir yaşam kötü kolesterol seviyesinin yükselmesinde önemli rol oynar. Ayrıca ailede kolesterol sorunu olması da kişinin yüksek kolesterol değerlerine sahip olmasına neden olabilir.


Kolesterol nedenlerini genel olarak sıraladıktan sonra şimdi kolesterolü yükselttiğini söylediğimiz bu başlıklara daha yakından bakalım:

Beslenme

Vücudumuzdaki kolesterolü % 85’i vücut tarafından üretilirken % 15’i yiyeceklerden gelir. Et, tavuk, balık, deniz ürünleri ve süt ürünleri (tereyağ, peynir, süt) kolesterol kaynaklarıdır. Kızartmalar, peynir, yumurta sarısı, kurabiyeler, cipsler, şarküteri ürünleri, hazır yiyecekler kolesterol açısından sakıncalı yiyeceklerdir. Beslenmenin bu etkisine rağmen, kolesterol yapan yiyecekler tükettiği halde kolesterolü düşük kalan kişiler olabilir. Tam tersi, dikkatli beslenmesine rağmen kötü kolesterolü yüksek olan kişiler de olabilir.

Ancak şu bir gerçek ki, kolesterol şikayeti olan kişiler beslenmelerine dikkat etmedikleri takdirde kolesterol oranı daha da artacaktır. Doymuş yağ ve özellikle trans yağ oranı yüksek bir beslenme, damarlarda plak oluşumuna, damar sertliğine ve damar tıkanıklığına yol açabilir. Kolesterol şikayeti olan kişilerde kötü kolesterolü arttıran yiyeceklerden uzak durmak kolesterol seviyesinin düşürülmesine yardımcı olur. Lifli gıdalar, taze sebze ve meyveler tercih edilmelidir.

Kolesterol kalp ya da beyin damarlarının daralmasına, hasar görmesine yol açan, felç ya da kalp krizi riski doğurabilen, ciddiye alınması gereken bir durumdur.

Kilo

Fazla kilolar hem kolesterolü yükseltir hem de kalp krizi riskini arttırır. Kilo vermek kötü kolesterolü düşürürken iyi kolesterolü yükseltmeye yardımcı olur. Erkeklerde 102, kadınlarda 89 santimetrenin üzerindeki bel çevresi yüksek kolesterol açısından risk oluşturur.

Fiziksel Aktivite

Hareketsiz bir yaşam pek çok sağlık sorununa davetiye çıkarır. Kötü kolesterolün yükselmesi de bunlardan biridir. Düzenli egzersiz ise kötü kolesterolü düşürmeye yardımcıdır. Günde yarım saatlik bir egzersizi alışkanlık haline getirmek kolesterolü düşürmeye yardımcı olacaktır.

Yukarıda sıralanan kolesterol nedenleri ile ilgili tedbir alabilirsiniz. Ancak bir de sizin etkili olamayacağınız kolesterol nedenleri vardır:

Yaş ve Cinsiyet

Hem kadınlar hem de erkekler yaşlandıkça kolesterol seviyeleri artar. Menopozdan önce kadınlarda aynı yaştaki erkeklere göre kolesterol seviyelerinin daha düşük olduğu gözlemlenir. Menopozdan sonra ise kadınlarda da kötü kolesterolün yükseldiği görülür.

Kalıtım

Vücudun ne kadar kolesterol üreteceği konusunda genlerin de rolü vardır. Kötü kolesterol sorunu bir aile sorunu olabilir. Ancak bu durum yüksek kolesterolü normal kabul etmeye neden olmamalıdır. Kolesterol mutlaka takip edilmeli ve doktor muayenesi ile kontrol altına alınmalıdır.

Sigara

Artık hepimizin bildiği gibi sigara içmek damarlar için son derece zararlıdır. Sigaranın damarlarda yol açtığı hasar, kolesterolün damarlarda birikmesini hızlandırır. Sigara ve kolesterol arasındaki yakın ilişki bu kadarla sınırlı değildir. Sigara içmek vücudun sağlıklı işleyişi için gerekli olan iyi kolesterol seviyesini de düşürür. Eğer sigara içiyorsanız ve kolesterol sorununuz varsa,  diğer önlemlerle birlikte sigarayı bırakmak kolesterol seviyelerinizin normale dönmesine yardımcı olur.

Hastalıklar

Hipotiroidi, kronik böbrek hastalığı ve diğer böbrek problemleri yüksek kolesterol ile ilişkilendirilen rahatsızlıklarıdır. Bazı genetik hastalıklar vücutta fazla kolesterol üretilmesine ve bu kolesterolün atılamamasına yol açabilir. Diyabetli hastalarda yüksek seviyedeki kan şekeri iyi kolesterolü düşürürken kötü kolesterolü arttırabilir. Yüksek kan şekeri damarlara da zarar verir.

Kolesterolü Düşürmek İçin Yapabilecekleriniz

Yaşam biçiminde yapılacak değişiklikler kolesterolü düşürmek konusunda önemli bir rol oynar. Fazla kiloları vermek, sağlıklı beslenmek ve daha çok hareket etmek kolesterolü düşürecektir. Tüm bu adımların yanında sigarayı bırakmak da aynı oranda kilit bir rol oynar.

Kilo Vermek

Çoğu kez sadece 3-5 kilo vermek bile kolesterolün düşmesinde etkilidir. Burada önemli bir nokta yeme alışkanlıklarınızı göden geçirmeniz ve beslenme konusunda yaptığınız yanlışları fark etmenizdir. Abur cubur, fast food, hazır yiyecekler, şekerli ya da kızarmış gıdalar ne kadar zararlı artık çoğumuz biliyoruz. Bu tip kötü beslenme alışkanlıklarından kurtulmak bile kilo vermenizde ve kolesterol seviyenizi düşürmekte yardımcı olacaktır. Kendinize gerçekçi hedefler koyun. Kısa zamanda çok kilo vermeyi değil, sağlıklı beslenerek kalıcı şekilde, makul sürelerde kilo vermeyi planlayın.

Kalp Dostu Gıdalar Tüketmek

  • Daha sağlıklı yağlara yönelin: Doymuş yağ bakımından zengin yağ ve gıdalar azaltılmalıdır. Örneğin katı margarinler, tereyağ, krema, iç yağ (sığır / koyun eti vb), sakatat, şarküteri (sosis, sucuk, salam vb), peynir veya pizza benzeri gıdalar doymuş yağ kaynaklarına örnektir. Günlük kalorinin en fazla % 10’u doymuş yağ içermelidir. Zeytin yağı gibi daha sağlıklı seçeneklere ağırlık verilebilir.
  • Trans yağlardan uzak durun: Margarin, pastahane işi hazır gıdalar, hazır kurabiye veya bisküvi tarzı tatlılar, krakerler kolesterol seviyesini oldukça kötü yönde etkiler. Trans yağlar sadece kötü kolesterol seviyesini yükseltmekle kalmaz iyi kolesterol seviyesini de düşürür.
  • Kolesterol oranı yüksek gıdaları azaltın: Günlük kolesterol alımı 300 miligramla sınırlanmalıdır. Sakatat, yumurta sarısı ve süt ürünlerinde kolesterol oranı yüksektir.
  • Tam tahılları tercih edin: Tam tahıllardaki çeşitli besleyici maddeler kalp sağlığını destekler. Tam tahıllı ekmek, kepekli makarna, esmer pirinç ve kepekli un gibi gıdaları tercih edin. Yulaf da seçenekleriniz arasında yer alır.
  • Meyve ve sebzelere ağırlık verin: Lif zengini meyve ve sebzeler kolesterolü düşürmeye yardımcı olacaktır. Canınız atıştırmalık çektiğinde mevsim meyvelerine yönelin. Sebze çorbası, sebze türlü gibi sebze ağırlıklı yemeklere yönelin.
  • Kalp dostu balıkları yiyin: Somon, uskumru veya tuna balığı gibi kalp sağlığını destekleyen balıkları tüketebilirsiniz. Bu tür balıklar kırmızı et veya tavuk etine göre çok daha az doymuş yağ ve kolesterol içerir. Karides benzeri deniz ürünleri ise kolesterol açısından zengindir.

Düzenli Egzersiz

Kolesterol seviyelerinin düzenlenmesinde egzersizin olumlu etkisinin olduğu bilinmektedir. Doktorunuza danışarak günde yarım saat ile bir saat arasında değişen bir süreyi egzersize ayırabilirsiniz. Yürüyüş, bisiklet, yüzme gibi sporlar önerilir. Ayrıca yarım saatlik bir egzersizi bir kere de tamamlamak zorunda değilsiniz.Örneğin gün içerisinde 10’ar dakikalık yürüyüşler de yapabilirsiniz.

[expand title=”Kaynaklar”]

[/expand]

Yüksek Tansiyon Neden Olur?

Hayatta kalmak için hepimizin tansiyona yani kan basıncına ihtiyacı vardır. Eğer tansiyon olmasaydı, organlarımız dahil tüm vücuda oksijen ve diğer gerekli besinleri taşıyan kan dolaşımı mümkün olmazdı. Tansiyon, vücuda kan pompalayan kalbimizin, o sırada atardamar çeperlerine uyguladığı gücün ölçümüdür.

Zaman içerisinde damarlara sürekli fazla bir güç uygulanıyorsa (bu tansiyonun yüksek olması demektir), damar çeperini oluşturan dokular da gereğinden fazla gerilecek ve bu durum çeşitli sağlık sorunlarına yol açacaktır. Hipertansiyon ise yüksek tansiyon rahatsızlığını tanımlamak için kullanılan başka bir terimdir.

Tansiyon ölçerken sonuçlar genellikle 2 rakamla okunur. Örneğin tansiyonun ölçülmesinin ardından büyük tansiyon 12, küçük tansiyon 8 şeklinde veriler alınır. Bu rakamlardan biri ya da ikisi birden çok yüksek olabilir. Büyük rakam sistolik kan basıncı (büyük tansiyon) ve küçük rakam diastolik kan basıncı (küçük tansiyon) olarak adlandırılmıştır. 14/9 (mm Hg) değerleri ya da çoğunlukla bu rakamların üstündeki değerler, yüksek tansiyon (hipertansiyon) olarak kabul edilir. Kalp ya da böbreklerle ilgili sorunlarınız varsa ya da bir inme geçirdiyseniz, doktorunuz tansiyonunuzun sağlıklı kişilere göre daha düşük olmasını isteyebilir.

Yüksek Tansiyon Belirtileri

Çoğu kez yüksek tansiyon belirtileri yeterince belirgin değildir. Pek çok kişi yüksek tansiyon sorunu olduğunu ancak rutin bir kontrol ya da farklı bir şikayet için muayene sırasında öğrenir. Belirti olmadığı için de yüksek tansiyon nedeniyle kalp ya da böbrek sorunları gelişebilir.


Ciddi baş ağrısı, bulantı, kusma, kafa bulanıklığı, görme bozukluğu veya burun kanaması şikayetleriniz sık oluyorsa bu belirtiler malign hipertansiyon denilen yüksek tansiyonun tehlikeli bir türünden kaynaklanıyor olabilir.

Yaşlandıkça tansiyonunuzun daha yüksek çıkmaya başlaması olasıdır. Bunun nedeni yaşlılıkla birlikte damarların esnekliğini kaybetmeye başlamasıdır. Yüksek tansiyon sağlık sorunlarına yol açabilir demiştik. Bu rahatsızlıklar kalp krizi, böbrek yetmezliği, inme benzeri, hiç de küçümsenemeyecek sağlık sorunları olabilir.

Yaş dışında diğer başka faktörler de kan basıncını, yani tansiyonu etkileyebilir. Bunlardan bazıları:

  • Vücudunuzdaki su ve tuz oranı
  • Böbreklerin, sinir sisteminin ya da damarların durumu
  • Hormon seviyeleri

Aşağıdaki durumlarda yüksek tansiyon riski artar:

  • Obez olmak
  • Genellikle stres altında ve kaygılı olmak
  • Fazla alkol tüketimi (kadınlarda günde bir, erkeklerde günde iki kadehten fazlası)
  • Çok tuzlu yemekler yemek
  • Ailede yüksek tansiyon sorunu olması
  • Diyabet (şeker hastalığı)
  • Sigara içmek

Çoğu vak’ada yüksek tansiyona neyin ya da nelerin sebep olduğu bilinemez. Bu duruma tıpta esansiyel (primer) hipertansiyon denir. Bir başka hastalık veya kullanılan ilaç nedeniyle ortaya çıkan hipertansiyona ise sekonder hipertansiyon denir.

Sekonder hipertansiyona yol açan nedenler ise şunlar olabilir:

  • Kronik böbrek hastalığı
  • Böbrek üstü bezleri hastalıkları
  • Hiperparatiroidi
  • Gebelik veya preeklampsi (halk arasında gebelik zehirlenmesi)
  • Doğum kontrol hapları, zayıflama hapları, soğuk algınlığı ve migren ilaçları gibi bazı ilaç türleri
  • Böbreğe kan taşıyan damarlarda darlık

Yüksek Tansiyon Nasıl Kontrol Altına Alınır?

Her şeyden önce yüksek tansiyonunuz olduğu ortaya çıktıktan sonra bir doktora başvurarak tansiyonunuzun sağlık açısından ne kadar risk oluşturduğunu ve neler yapmanız gerektiğini, tansiyonunuzun kaça düşmesi gerektiği gibi ayrıntıları öğrenmelisiniz. Eğer henüz erken bir dönemse, yaşam tarzınızda yapacağınız birkaç değişiklik tansiyonunuzu kontrol altında tutmak için yeterli olacaktır. Bu erken dönemde genellikle ilaç kullanılması gerekmez.

Eğer yüksek tansiyonunuzu kontrol altına almak için ilaç kullanmanız gerekiyorsa, kesinlikle doktorunuzun önerdiği ilaç ya da ilaçları almalı, başkalarının önerdiği veya kullandığı tansiyon ilaçlarını almamalısınız. Eğer doktorun verdiği ilacın yan etkileri nedeniyle ortaya çıkan şikayetleriniz varsa, ilacı kendi kendinize bırakmak yerine doktorunuzla bu konuyu görüşüp farklı bir ilaç yazmasını isteyebilirsiniz.

Yüksek tansiyonu kontrol altında tutmak için yaşam biçiminizde yapmanız gereken değişiklikler şunlar olabilir:

  • Bol su içmek ve kalp dostu bir beslenme biçimini (potasyum ve lif de içeren) alışkanlık haline getirmek
  • Düzenli olarak egzersiz yapmak (günde en az yarım saat)
  • Sigara içiyorsanız hemen bırakmak
  • Alkol alıyorsanız alkol tüketimini sınırlamak
  • Günlük sodyum alımını azaltmak, yemeklerden tuzu çıkarmak
  • Stresle baş etmeyi öğrenmek, strese neden olan faktörleri hayatınızdan uzaklaştırmaya çalışmak
  • Sağlıklı bir kiloyu korumak, fazla kilolardan kurtulmak

[expand title=”Kaynaklar”]

[/expand]

Kalp Ağrısı Neden Olur?

Kalp ve göğüs bölgesinde yaşanan ağrılar akla ilk olarak kalp krizini getirmekle birlikte bu ağrılar farklı nedenlere bağlı olarak görülebilmektedir. ABD’de yapılan bir araştırmaya göre göğüs ağrısı yaşayanların yaklaşık %25’inde ağrıların kalbe bağlı olmadığı belirlenmiştir. Kaburga incinmeleri, göğüs bölgesinde bulunan sinir sıkışmaları, akciğer hastalıkları, yemek borusu sorunları ve kas problemleri kalp bölgesi ağrısının kalbe bağlı olmayan diğer nedenleri arasındadır.

Bu sağlık koşullarından bazıları hayati önemde olabilir, bazıları ise basit tedavi yöntemleriyle kısa sürede iyileşebilir. Tekrarlayan kalp ağrıları için en doğru teşhis ancak bir doktor muayenesi sonrasında konulabilir.

Kalp Ağrısı Nedenleri

Aşağıda, belirtileri arasında göğüs ve kalp bölgesinde yaşanan ağrılar olan bazı hastalıkları bulabilirsiniz. Ancak kalp, bu sağlık sorunları dışında kalan bir takım rahatsızlıklar nedeniyle de ağrıyabilir. Kalbiniz sık ağrıyorsa altında yatan nedeni öğrenmek için mutlaka muayene olmalısınız. Doktorunuz doğru teşhis için ağrıların şiddetini, ne sıklıkla tekrarladığını, nasıl bir ağrı hissettiğinizi (donuk, bıçak gibi, aralıklarla, sürekli…vb) sorabilir, fiziksel muayene dışında bazı testler isteyebilir.

Kalp Hastalıkları

Kalp Krizi: Kalp krizi, kalp kasına kan taşıyan damarların veya bir damarın plak ya da pıhtı nedeniyle tıkanması sonucunda oluşur. Kalp krizi, göğüs bölgesinde rahatsızlık ve ağrı olarak işaret verebilir. Bu ağrılar vücudun üst kısmının genelinde ya da mide bölgesinde hissedilebilir. Kalp krizinin diğer belirtileri arasında nefes darlığı ve derin nefes alma ihtiyacı duymak, aniden kaygılanma ya da panik atak benzeri duygular, aşırı terleme, mide bulantısı ve baş dönmesi sayılabilir.

Kalp Kası İltihabı: Kalp kası iltihabı genellikle kalp krizi ile karıştırılır çünkü terleme, nefes darlığı, kalp ve göğüs ağrısı, aşırı yorgunluk gibi belirtileri kalp krizi belirtileriyle örtüşür. Ancak kalp kası iltihabında kalp krizi gibi damar tıkanması yaşanmaz.


Kalp Zarı İltihabı: Kalbi çevreleyen zarın iltihaplanması olan “perikard iltihap” kalp ağrısına neden olabilir. Zarın iltihaplanmasına bağlı ağrılar genellikle keskin ve uzun sürelidir. Bu ağrılar omuz bölgesini ve boynun üst kısmını etkileyebilir.

Hipertrofik Kardiyomiyopati: “Kalp yetmezliği” kalp kasının kalınlaşması ve kan pompalamasının zorlaşması nedeniyle oluşur. Kalp ağrısına ek olarak baş dönmesi, nefes darlığı görülebilir.

Mitral Kapak Prolapsusu: Kalpte sol kulakçık ile sol karıncık arasında bulunan kapakçığın doğru çalışmaması nedeniyle görülen bu sorun kalp ağrısı nedenleri arasındadır.

Akciğer Hastalıkları

Akciğer ve göğüs bölgesinde görülen aşağıdaki hastalıkların belirtisi olarak kalp ve göğüs ağrıları yaşanabilir.

Göğüs Zarı İltihabı: Zatülcenp ve plörezi olarak da bilinen akciğer zarı iltihabı nefes alırken veya öksürürken göğüste bıçak gibi ağrıya neden olur. Bu hastalığın başlıca nedenleri viral enfeksiyonlar, pulmoner emboli, plevra boşluğunda hava veya gaz toplanmasıdır.

Zatürre: Akciğer iltihaplanması olan zatürre, göğüs içinde ağrı ve sızıya yol açabilmektedir. Diğer belirtileri ürperti, ateş, öksürük ve balgamlı öksürüktür.

Diğer Akciğer Hastalıkları: Astım ve pulmoner hipertansiyon gibi akciğerleri ilgilendiren bazı diğer rahatsızlıklar da göğüs bölgesinde şiddetli, donuk, sürekli ya da aralıklarla görülen ağrılara neden olabilmektedir.

Diğer Nedenler

Yemek borusu kasılmaları, yemek borusunun aşırı hassas olması, yemek borusu çatlakları, asit reflü, peptik ülserler ve safra kesesi rahatsızlıkları göğüste sıkışma hissine ve ağrıya yol açabilir. Kalp ya da göğüs ağrısı kaburga incinmesi, göğüs bölgesi kaslarının aşırı kullanımı ya da yırtılması neticesinde görülebilir.

Görüldüğü gibi kalp ağrısı ve göğüs ağrısının pek çok farklı nedeni olabilir. Bu ağrılar sık sık tekrarlıyorsa, günlük hayatınızı etkileyecek kadar şiddetliyse en güvenli yol doktor muayenesine gitmek olacaktır. Bu ağrılar, nedenine bağlı olarak uygulanan profesyonel tedavi yöntemleriyle kontrol altına alınabilir. Önemli olan nokta kalp ağrısı yaşadığınızda panik olmadan ve vakit kaybetmeden doğru teşhisin konulması ve tedavinin başlamasıdır.

[expand title=”Kaynaklar”]

[/expand]