Ülser Neden Olur?

Ülser deyince pek çok kişinin aklına hemen mide ülseri gelir. Oysa ki ‘açık yara‘ anlamına gelen ülser, sindirim sisteminde onikiparmak bağırsağında veya yemek borusunda da meydana gelebilir. Bakteri, sigara ya da kullanılan ilaçlar gibi nedenlerle mide asidi artarsa ya da dokular zarar görürse, saydığımız organlar savunmasız kalır.

Bu durumda da mide asidi benzeri sindirim sıvılarının yara oluşturması kaçınılmaz olur.

Ülser çoğunlukla mide boşken ya da geceleri ağrıya neden olur. Ülserin göz ardı edilmemesi ve ciddiye alınması gerekir. Ülser mide asidi ilaçları veya antibiyotiklerle tedavi edilebilir. Ülserin ameliyat gerektirmesi nadirdir. Genel olarak ilaçla tedaviden olumlu sonuç alınır. Ancak mide delinmesi ya da kanama gibi durumlarda cerrahi müdahale gerekebilir.

[quote]Süt ya da mide ilaçları ülseri iyileştirmez. En fazla kısa süreli rahatlama sağlayabilirler. Ancak sigara içmemek ve alkol almamak daha çok yardımcı olur. İyileşmeyi hızlandırır. [/quote]

İhmal edilen ülserin iç kanama, enfeksiyon ya da organların zarar görmesi gibi sonuçları olabilir. Ülser en çok 55-65 yaş arasındaki kişileri etkiler. Hastalığın teşhisi için kan testi, dışkı testi, röntgen ya da endoskopi gibi yöntemlerin kullanılması gerekebilir.

Ülserin Nedenleri

Bir zamanlar ülserin ana sebepleri olarak bazı gıda türleri ya da stresli bir yaşam tarzı gösterilirdi. Ancak günümüzde beslenme şeklinin ya da stresli bir yaşam sürmenin ülserin oluşması için yeterli olmayacağı düşünülmektedir.


Aynı şekilde ülser geçmişte yaşam boyu sürecek, kronik bir rahatsızlık gibi görülürdü. Günümüzde nedenleri daha iyi anlaşılan ülserin tedavisi de kısa sürede olumlu sonuçlar vermektedir.

Yapılan çalışmalar ülserin başlıca 2 nedeni olduğunu göstermektedir: NSAİ grubu ilaçlar ve H.pylori bakterisi.

  • NSAİİ’ler (Non steroidal antienflamatuar) İlaçlar: Bu ilaçlar steroid yapıda olmayan iltihap giderici ağrı kesicilerdir. Aspirin ve ibuprofen de bu gruptaki ilaçlar arasındadır. Özellikle daha yaşlı ve eklem ağrıları nedeniyle düzenli olarak bu tip ilaçlardan kullanan kişiler risk altındadır.

NSAİİ’ler haftalar ya da aylar boyu kullanıldıklarında sindirim yoluna zarar vererek ülsere yol açabilir ya da var olan bir ülseri kötüleştirebilir. 60 yaş üstü kadınlarda bu gruptaki ilaçlara bağlı ülser görülme oranı daha yüksektir.

  • H. pylori Bakterisi (Helikobakter Pylori): Kısaca H. pylori olarak adlandırılan bakterinin yol açtığı enfeksiyon ülserin başlıca nedenlerinden biridir. Bu bakteri pek çok kişide bulunabilir ancak bu kişilerden yalnızca birkaçı ülser olur. Bakteri midenin koruyucu tabakasını zayıflatan maddeler üretir ve böylece sindirim asitleri ülsere yol açar. Hem mide hem de onikiparmak bağırsağı ülserlerinin büyük çoğunluğu bu bakteri nedeniyle oluşmaktadır.

H. pylori genellikle sıvı ya da katı gıdalar veya bakterinin bulaştığı çatal-bıçak gibi gereçler aracılığıyla vücuda ağızdan girer. Çoğu kez bakteri hiçbir belirti göstermez ve kişinin hiç haberi olmadan bir enfeksiyona yol açabilir. Hazımsızlık, gastrit ve ülser ile doğrudan bağlantısı vardır. Antibiyotik ile tedavi edilebilir.

  • Kötü Alışkanlıklar: Alkol ve kahvenin aşırı tüketimi özellikle sigara tiryakilerinde ülsere yol açabilir. Doktor ülserin iyileşmesi için mide asidini bastıran ilaçlar yazacaktır ama sigara içmeye ara vermek, kahve ve alkolü kesmek de tedavinin önemli bir parçasıdır. Sigara içmek ülserin iyileşmesini geciktirecektir. Kahve tiryakileri hemen kafeinsiz kahve içebileceklerini düşünmemelidir. Kafeinli ya da kafeinsiz, fazla kahve tüketimi ülser açısından risk taşır.
  • Stres: Ülser ve stres ilişkisi de en çok merak edilen konulardan biridir. Ciddi bir hastalık, bir kaza, büyük bir ameliyat ya da büyük bir duygusal stres gibi etkenler ülserin ortaya çıkışında rol alabilir. Örneğin, ülserle ilgisi olmayan, ciddi bir sağlık sorunu nedeniyle yoğun bakım ünitesine alınan pek çok hastada, ülser ortak bulgulardan biridir. Ancak iş stresi gibi gündelik stresin ülsere yol açtığı, artık tıp dünyasında pek kabul görmemektedir.

[quote]Stres ve baharatlı yiyecekler, eğer ülseriniz varsa durumu  kötüleştirebilir ancak tek başına ülsere neden olmazlar. [/quote]

Ülserin Belirtileri

Karın bölgesinde rahatsızlık hissi, ağrı ve bulantı ülserin başlıca belirtileri arasındadır. Bu ağrı ve rahatsızlık hissi hastalar tarafından kazınma, yanma, açlık hissi gibi farklı şekillerde tarif edilir. Mide asidi gideren ilaçlar geçici bir rahatlık verir.

  • Mide ülseri belirtileri yemekle birlikte daha da kötüleşir. Ağrı yiyecekler daha midedeyken başlar. Özellikle baharatlı yiyecekler dokunabilir. Yemek yeme ağrıya neden olduğu için mide ülseri olan kişiler yemekten kaçınır, iştah kaybı görülür ve kilo verirler.
  • Onikiparmak bağırsağı ülserinde ise yemek yemek hastayı rahatlatır, belirtileri azaltır. Ağrı yemekten birkaç saat sonra, mide boşken başlar veya gecenin bir yarısı uykudan uyandırabilir. Onikiparmak bağırsağı ülseri olan hastalar kilo almaya meyillidir.

Belirtiler birkaç dakika ya da saatler boyu sürebileceği gibi, ağrı şikayeti önce bir kaybolup sonra günlere veya haftalara yayılacak şekilde ortaya çıkabilir.

[quote]Benzer belirtiler mide ilaçlarıyla kısa süreliğine yok oluyor ancak inatçı bir şekilde tekrarlıyor ve bir türlü geçmiyorsa, bir doktora başvurmanız gerekir. [/quote]

Ülser Önlenebilir Mi?

Bakteriyel enfeksiyonun neden olduğu ülseri engellemek zordur ancak ülser olmayı önlemek adına dikkat edebileceğiniz birkaç nokta sayılabilir:

  • Hangi ağrı kesici aldığınıza dikkat edin. NSAİİ tipi dediğimiz ağrı kesici ve iltihap giderici ilaçların uzun dönemli kullanımı ülsere yol açabilir.
  • Sigara içmeyin. Sigara hem ülser olma riskini arttırır hem de var olan ülserin iyileşmesini geciktirir.
  • Fazla alkol almayın. Fazla alkol mide ve bağırsak duvarında iltihaba neden olabilir.

[expand title=”Kaynaklar”]

[/expand]

Karın Ağrısı Nedir?

Vücutta göğüs ile kasıklar arasında herhangi bir yerde hissedilen ağrı karın ağrısı olarak adlandırılır. Karın ağrısı dendiğinde daha çok mide ve göbek bölgesi kastedilmektedir. Hemen herkesin karın ağrısı tecrübesi olmuştur ve çoğu kez bu ağrıların kaynağı hazımsızlık gibi basit bir nedendir.

Sanılanın aksine karın ağrısının ciddi bir rahatsızlığa işaret edip etmediği ağrının şiddeti ile doğru orantılı olmayabilir. Örneğin gaz nedeniyle çok şiddetli bir karın ağrısı çekebilirsiniz. Öte yandan kolon kanseri gibi önemli bir rahatsızlık, sadece orta şiddette bir karın ağrısına yol açabilir.

Karın ağrısının tam olarak neden kaynaklandığını anlamak için ağrının yeri önemli bir ipucudur. Karın bölgesi dört farklı bölüm olarak düşünülebilir. Sağ üst ve alt ile sol üst ve alt olarak ağrıların yeri tespit edilmeye çalışılır. Bu bölümlerde yer alan ağrılar o bölümdeki organlarla ilgili olabilir. Örneğin apandisit ağrısı genellikle apandisitin bulunduğu sağ alt karın bölgesinde oluşur. Gastrit daha çok üst bölümlere vurur. Karaciğer ile ilgili sorunlarda ise göğüs kafesinin hemen altında, karnın sağ üst köşesinde ağrı hissedilebilir.

Görüldüğü üzere karın diye adlandırdığımız bölgede pek çok farklı organ yer almakta ve bu organlarla ilgili hastalık veya sorunların belirtileri arasında da çoğu kez karın ağrısı yer almaktadır. Üstelik karın ağrısı sadece organlarla ilgili olmak zorunda da değildir. Bazen de bir kan hastalığını haber verir. Dolayısıyla karın ağrısı nedeni dediğimizde pek çok olasılıktan söz ediyor olabiliriz. Hastanın ağrının yerini doğru şekilde tarif etmesi ve karın ağrısı dışında varsa diğer belirtiler ve en önemlisi de hastanın detaylı olarak anlattıkları, hasta öyküsü teşhis adına önemlidir.


Geçmeyen karın ağrısı şikayetlerinde mide ve bağırsak hastalıklarından şüphelenenler hastanelerin gastroenteroloji bölümüne başvurabilirler. Bunun dışında uzun süren karın ağrısı ile birlikte kabızlık şikayeti olduğunda genel cerrahi veya karın ağrısı ve mide bulantısı bir arada ise dahiliye uzmanı gibi farklı bölüm doktorlarından da yardım alabilirsiniz.

  • Karın ağrısı aşağıdaki şekillerde olabilir:

Genel ağrı: Bu durumda ağrıyı göbek bölgesinin yarısından çok bir alanda hissediyorsunuz demektir. Bu tip ağrılar genellikle mide virüsü, hazımsızlık ya da gaz nedeniyle meydana gelir. Eğer ağrı daha da ciddileşirse genel ağrı bağırsaklardaki bir tıkanıklığın belirtisi olabilir.

Kramp şeklinde ağrılar: Kramp şeklindeki ağrılar çoğu kez zararsızdır. Gaz ve şişkinlik nedeniyle kaynaklanır ve genellikle de ishal ile sonuçlanır. Ağrılar çok sıklaşmışsa, 24 saati aşkın süredir devam ediyorsa veya yüksek ateş ağrılara eşlik ediyorsa, bu durumda ağrının daha ciddi bir nedenden kaynaklandığı düşünmek ve bir doktora başvurmak gerekir.

Ani ve şiddetli ağrılar: Bu tip ağrılar çoğunlukla aniden başlar ve oldukça da şiddetlidir. Bu tip ağrılarda apandisit veya mide delinmesi gibi ciddi sorunlardan şüphelenilir.

Karın Ağrısının Nedenleri

Karın ağrısının pek çok farklı nedeni olabilir. Önemli bir nokta, durumun ne zaman acil olduğunu ayırt edebilmektir. (Makalemizin son bölümünde acil durum belirtilerini bulabilirsiniz.) Bazı hallerde ise ağrının kendiliğinden geçmesini beklemek yeterlidir.

Karın ağrısının yaygın nedenleri:

  • Kabızlık
  • İshal
  • Gaz
  • Huzursuz bağırsak sendromu
  • Gıda alerjisi veya intoleransı (örneğin laktoz intoleransı)
  • Gıda zehirlenmesi
  • Virüslerin neden olduğu mide-bağırsak iltihabı (mide gribi)

Karın ağrısı yapabilen diğer olası nedenler:

  • Mide yanması, hazımsızlık, reflü
  • Crohn hastalığı
  • Apandisit
  • Çeşitli kan hastalıkları
  • Böbrek taşları
  • Ülser
  • Gastrit
  • Diyabet
  • Abdominal aort anevrizması (karın şah damarı hastalığı)
  • Bağırsak tıkanması
  • Kolesistit (safra kesesi enfeksiyonu)
  • Bağırsak iskemisi (bağırsaklara az kan gitmesi)
  • Divertikülitis (kalın bağırsakta iltihap ve enfeksiyon)
  • Hepatit
  • Akciğer iltihabı, akciğer enfeksiyonu, zatürre
  • Böbrek üstü bezleri hastalıkları
  • Pankreatit (pankreasın iltihabı)
  • Mide delinmesi
  • Kalp krizi
  • Mide, bağırsak veya diğer organlarda kanser

Bazı zamanlarda karın ağrısı vücudun karın bölgesi dışındaki farklı bir  probleme, örneğin göğüs ya da pelvik bölgedeki sorunlara bağlı olarak ortaya çıkabilir. Bu tür rahatsızlıklara şu örnekler verilebilir:

  • Şiddetli adet krampları
  • Kas gerilmesi
  • İdrar yolu enfeksiyonu
  • Sistit
  • Endometriozis (çikolata kistine neden olabilen kadın hastalığı)
  • Yumurtalık kistleri
  • Pelvik iltihabi hastalık
  • Dış gebelik

Karın Ağrısı Hangi Hallerde Acil Duruma İşaret Eder?

Karın ağrısına aşağıdaki durumlar ya da belirtiler eşlik ediyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım istemeniz, 112‘yi aramanız ya da en yakın hastaneye veya doktora başvurmanız önerilir.

  • Yakın zamanda kanser tedavisi gördüyseniz.
  • Dışkılayamıyorsanız ve aynı zamanda kusuyorsanız.
  • Kan kusuyorsanız ya da dışkınızda kan varsa.
  • Ani, keskin ve şiddetli karın ağrıları saplanıyorsa.
  • Bulantı ile birlikte kürek kemikleri arasında da ağrı varsa.
  • Göbeğinizde hassasiyet, şişme ve gerilme oluşmuşsa.
  • Hamileyseniz ya da hamile olma ihtimaliniz varsa.
  • Yakın zamanda karın bölgesinden ameliyat olduysanız.
  • Nefes almakta zorlanıyorsanız.

Karın Ağrısı İçin Evde Yapabilecekleriniz

Hafif ve orta şiddetteki karın ağrılarını dindirmek için evde şunları yapabilirsiniz:

  • Yudum yudum su için.
  • Birkaç saat katı yiyeceklerden sakının.
  • Eğer kustuysanız 6 saat bekleyin ve ardından az miktarda pirinç ya da kraker gibi hafif yiyecekler tüketin. Süt ürünlerinden kaçının.
  • Eğer ağrı karnın üst bölgesinde ise ve yemeklerden sonra meydana geliyorsa antasit ilaçlar (mide asidi ilaçları) özellikle de mide yanması ve hazımsızlık şikayeti olanlara yardımcı olabilir. Asitli, çok yağlı, kızartma türündeki ve domatesli yiyeceklerden, kafein, alkol ve gazlı içeceklerden uzak durmanız önerilir.
  • Karnınıza sıcak kompres yapın.

Doktora Ne Zaman Gitmeli?

Karın ağrısı günlük yaşamınızı etkilemeye başladığında, geçmediğinde, giderek daha rahatsız edici olmaya başladığında bir doktora görünme zamanı gelmiştir. Karın ağrısını hafife alıp almadığınızı bilemiyorsanız aşağıdaki şartların oluşup oluşmadığına bakabilirsiniz. Burada sıralanan belirtilerin bir ya da birkaçını yaşıyorsanız, bir doktordan randevu almalısınız.

  • 1 hafta ya da daha uzun süren mide ağrılarında.
  • 2 gün içerisinde geçmeyen ve daha da kötüleşen, bulantı ve kusmanın eşlik ettiği ağrılarda.
  • 2 günden uzun süren şişkinlik sorununda.
  • Sık idrara çıkma veya idrara çıkarken yanma şikayetleri baş gösterdiğinde.
  • 5 günden fazla süren ishal şikayeti görüldüğünde.
  • Ağrıya yüksek ateş eşlik ettiğinde.
  • Uzun süreli iştah kaybı görüldüğünde.
  • Uzun süreli vajinal kanama olduğunda.
  • Nedensiz kilo kaybı olduğunda.

Karın Ağrısını Önlemek İçin

  • Yağlı yiyeceklerden uzak durun.
  • Her gün bolca su için.
  • Az ve sık yiyin.
  • Düzenli egzersiz yapın.
  • Gaz yapan yiyeceklerden kaçının.
  • Lifli besinlerin yer aldığı dengeli bir beslenme alışkanlığı edinin. Meyve ve sebzeye öğünlerde sıkça yer verin.

[expand title=”Kaynaklar”]

[/expand]

Apandisit Neden Olur?

Apandis karnın sağ alt bölümünde, kalın bağırsağa bağlı olan, 6 ila 9 cm uzunluğundaki, ince organımızdır. ‘Apandisit’ ise, apandiste meydana gelen, ağrılı bir şişme ve iltihaplanma durumudur.’Vücudumuzda neden böyle bir organ var?’ sorusunun günümüzde hâlâ gizemini koruduğu söyleyebiliriz.

Bazı bilim insanlarına göre apandis, sindirim için gerekli olan iyi bakterilere ev sahipliği yapmakla görevlidir. Bazı doktorlar bu organın bağışıklık sistemine yardımcı olduğunu belirtir. Kesin olarak söylenebilecek bir şey varsa o da, bir kişinin apandisi alındıktan sonra vücudun işleyişinde apandis yokluğundan kaynaklanan bir sorun olmadığıdır.

Apandisitin yani iltihaplanmanın nedeni ise sindirim sistemindeki bir enfeksiyon ya da apandisin ağzındaki bir tıkanma olabilir. Apandisit her yaşta görülebilir ama çoğunlukla 10 ila 30 yaşları arasındaki kişilerde ortaya çıkar. Apandisitten şüphelenildiği an, acil olarak bir sağlık merkezine başvurulmalıdır. Çok sık rastlanılan bir rahatsızlık olmasına karşın apandisitten korkulmasının nedeni, tıkanan apandise zamanında müdahale edilmez ve apandis patlarsa, vücuda dağılacak enfeksiyon yüzünden ciddi sorunların ortaya çıkabilmesidir.

Apandisin Tıkanması

Apandis genellikle dışkı, yabancı bir cisim ve nadiren de bir tümör nedeniyle tıkanır. Apandisi parmağa benzeyen bir kese olarak düşündüğümüzde bu kesenin tıkanması, burada doğal olarak bulunan bakterilerin birikip çoğalmasına neden olur. Bunun sonucunda apandis şişer ve iltihaplanır.

Apandisin içinde tıpkı bağırsaklarda olduğu gibi pek çok mikroorganizma yaşar ve bu bir sorun değildir. Oysa tıkanıklık yüzünden apandise hapsolan mikropların çoğalması zamanla iltihaplanmaya yol açar. İltihaplanmanın artması ise apandisin şişmesine ve bazı vak’alarda patlamasına neden olur. Apandisteki iltihabın diğer organlara yayılması ölüm riski doğuran, ciddi bir durumdur.


Apandis patladığında ilk önce bir rahatlama hissedilir ancak birkaç saat sonra, enfeksiyonun yayılmasının ardından, belirtiler eskisinden de kötü olarak tekrar hissedilir. Neyse ki günümüzde modern tıp sayesinde, apandisit hastalarına zamanında müdahale şansı oldukça yükselmiştir.

Genel olarak apandisin tıkanma ve iltihaplanma nedenlerini sıralayacak olursak:

  • dışkı, parazitler veya meyve çekirdeği benzeri yiyecek artıkları,
  • sindirim sisteminde (ya da vücudun diğer bir bölümünde) meydana gelen bir enfeksiyon nedeniyle apandisit duvarındaki lenf dokusunun genişlemesi
  • Chron (Kron) hastalığı ve ülseratif kolit gibi iltihabi bağırsak hastalıkları,
  • karna alınan şiddetli darbe

Apandisitin Belirtileri

Apandisitten korunmanın kesin bir yolu yoktur ancak sağlıklı beslenmek ve bolca taze sebze meyve tüketmek apandisit riskini epey düşürür. Apandisit belirtileri ise farklı şekillerde ortaya çıkabilir:

Karın ağrısı: İlk belirti genellikle göbek deliği çevresinde bir ağrıdır. Ağrı hafif şekilde başlar ancak birkaç saat içerisinde keskin ve ciddi bir ağrıya dönüşür. Apandis şiştikçe ağrı, karnın sağ alt tarafına yönelir. Doktor karnın sağ alt kısmına bastırdıktan sonra, ters bir şekilde, baskı hafiflerken ciddi bir ağrı duyulur. Yürümek ya da öksürmek gibi bölgeyi etkileyen hareketler ağrıyı şiddetlendirir. Zamanında tedavi edilmezse apandisit patlayabilir. Bu durumda karın boşluğuna yayılan enfeksiyon ciddi bir tehlike doğurur. Karın şişliği, şiddetli ağrı ve bulantı görülür.

  • Karnın sağ alt bölgesinde şiddetli bir ağrınız varsa, yukarıdaki tanıma benzer bir ağrı yaşıyorsanız ağrıyı ilaç içerek dindirmek bir hata olabilir. Ağrı kesiciler belirtileri azaltır belki ama apandisit teşhisinin gecikmesi başka tehlikeler doğurur. Apandisit ağrısından şüphe duyduğunuzda hemen bir doktora başvurmanız en doğrusudur.

Karın şişliği: Apandisteki enfeksiyon bu organın iltihaplanmasına ve şişmesine neden olur. Dokunduğunuzda karnınızda bir şişkinlik ve hassasiyet dikkatinizi çekebilir. En ufak bir dokunuş şiddetli ağrıyla sonuçlanır.

Bulantı ya da kusma: Apandisit sonucu kalın bağırsakta da enfeksiyon oluşabilir. Bunun sonucunda tıpkı mide bozulmasında yaşanan belirtilere rastlanır. Şiddetli karın ağrıları da bulantı, kusma, ishal, kabızlık ve iştah kaybı gibi belirtilere yol açabilir. Enfeksiyon ilerledikçe belirtilerin şiddeti de artar.

Ateş: Apandiste enfeksiyon oluştuğunda vücut buna yükselen ateşle yanıt verebilir. Bağışıklık sistemi vücut ateşini yükseltir çünkü bu şekilde enfeksiyonu sonlandırıp vücuda yayılmasını önlemeye çalışır. Bazı hastalarda ateşle birlikte vücutta ürperme ve titreme de görülür. Genel olarak ateş, karın ağrısı ve şişlik belirtilerinden sonra ortaya çıkar. Enfeksiyon iyileşmedikçe vücut ateşi artar ve baş ağrısı, terleme ve sersemleme gibi diğer semptomlar da ardından gelir.

Apandisit Şüphesiyle Ne Zaman Doktora Başvurmalı?

Karnın sağ alt köşesindeki bir ağrıyla birlikte yukarıda okuduğunuz belirtileri yaşadığınızı düşünüyorsanız, hemen bir doktora başvurabilirsiniz. Bunun dışında aşağıdaki maddeleri de dikkate almanız önemlidir:

  • Karın ağrınız keskin, şiddetli ve ani bir şekilde ortaya çıkıyorsa.
  • Karın ağrısı dışında ateşiniz de varsa.
  • Kan kusuyorsanız ya da kanlı ishal görülmüşse.
  • Karnınızda sertlik ve hassasiyet varsa.
  • Ağrıyla birlikte bulantı ve iştah kaybı da varsa.
  • Bir haftadan uzun bir süredir karın ağrısı çekiyorsanız.
  • İdrar yaparken yanma varsa ya da her zamankinden sık idrara çıkıyorsanız.
  • İstemsiz şekilde kilo kaybediyorsanız.
  • Yemek yedikten ya da mide ilacı aldıktan sonra ağrı kötüleşiyorsa.

Apandisit Ameliyatı Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler:

Apandisit tedavisi genellikle iltihaplı apandisin alınması yani ameliyat anlamına gelir. Kişilerin durumuna göre farklı tedavi yöntemlerinin düşünülmesi gerekebilir. Ameliyattan sonra tam olarak ‘iyileştim’ diyebilmek için kendinize birkaç hafta tanımanız gerekir. Eğer apandisit patlamışsa, iyileşme süreci biraz daha uzayabilir. Bu süreçte siz de bazı noktalara dikkat ederek, iyileşmenin tam olması için sürece katkıda bulunabilirsiniz:

İlk etapta yorucu aktivitelerden kaçının: Normal yaşamınıza dönmeden önce en az 3 gün olmak üzere 2 haftaya kadar uzanan bir süre zarfında vücudu yoracak aktivitelerden kaçınmak gerekir. Ameliyatınızın türüne göre bu sürenin ne olacağını size doktorunuz söyleyecektir. Doktorun uyarılarına harfiyen uymaya çalışın.

Öksürürken karnınızı destekleyin: Sadece öksürürken değil gülerken ya da benzeri hareketlerde karnınız ağrıyabilir. Bu tip hareketler esnasında karnınızın üzerine yumuşak bir yastık koyup elinizle hafifçe bastırarak karnınızı destekleyebilirsiniz.

Ağrı kesiciler işe yaramıyorsa doktorunuzu arayın: Ağrı vücuda ekstra bir yük bindirir ve iyileşme sürecini yavaşlatabilir. Eğer size önerdiği ağrı kesiciler ağrınızı dindirmiyorsa, doktorunuzu bu durumdan haberdar edin.

Hazır olduğunuzda ayağa kalkıp hareket edin: Hareketlenmek için acele etmeyin. Kısa yürüyüşlerle başlayın ve kendinizi ne kadarı için hazır hissediyorsanız o kadar hareket edin. Vücudunuzu zorlamayın.

Yorgunsanız uyuyun: İyileşme sürecinde her zamankine göre çok daha fazla uykulu olmanız normaldir. Kendinizi yorgun hissettiğiniz her an dinlenin.

Okula ya da işe dönme zamanını belirlemek için doktorunuzla görüşün: Kendinizi hazır hissettiğinizde işe dönebilirsiniz ancak ilk önce doktorunuza danışmanız ve onun da onayını almanız önemlidir. Çocuklara genellikle bir haftadan kısa bir süre içerisinde okula başlayabilecekleri söylenir ama okulda beden dersi veya benzeri aktivitelere 2 ila 4 hafta boyunca katılmamaları önerilir.

[expand title=”Kaynaklar”]

[/expand]