Adet Gecikmesi Kaç Günde Olur?

Adet gecikmesi çoğu zaman akla hemen hamilelik ihtimalini getirir. Öte yandan hamilelik dışında da adet gecikmesinin pek çok farklı nedeni olabilir. Hamilelik, emzirme ve menopoz adet gecikmesinin ilk akla gelen, genel nedenleridir ancak kilo değişimi (kilo almak ya da vermek), stres (duygusal stres ya da hastalık veya ağır egzersiz gibi nedenlerden kaynaklanan fiziksel stres), kullanılan ilaçların yan etkisi ve hormonal problemler de adet gecikmesine yol açabilir.

Başka bir sebep söylemek gerekirse, bir kadın doğum kontrol haplarını kullanmayı bıraktıktan sonraki birkaç ay boyunca adet gecikmesi yaşayabilir. Tiroit problemleri veya böbreküstü bezleri hormonlarının seviyeleri gibi hormonal dengesizlikler adet düzenini etkiler. Son olarak vücudun adet görmeyle ilgili kısımlarındaki kist veya tümörler de adetle ilgili sorunlarda rol oynuyor olabilir.

Adet Gecikmesinin Hesaplanması

Düzenli adet gören bir kadının adet döneminin 21 ile 35 gün arasında olması beklenir. Adet görülen ilk gün adet döneminin 1. günü olarak hesaplanır.

Örneğin 1 Mart’ta adet gören bir kadın normal şartlar altında, 22 Mart ile 05 Nisan arasında bir günde yeniden adet görmeyi bekleyecektir. Beklenen adet dönemi tarihi üzerinden 1 hafta geçmesine rağmen adet görülmemişse, adet gecikmesinden söz edilebilir.

Genel olarak çoğu kadın 28 günde bir adet olmaktadır. Ancak pek çok kadının adet dönemi bu süreden birkaç gün daha kısa ya da uzundur. Dolayısıyla adet gecikmesi hesaplarken her kadının 28 günü temel alması doğru olmaz. Tam olarak bir gecikme söz konusu olup olmadığını bilmek için adet döneminizin süresinden de emin olmalısınız.


Bazı kadınlarda ise farkında olmadıkları, pek göze batmayan bir adet düzensizliği vardır. Herhangi bir ayda birkaç gün erken adet olmanıza rağmen bir sonraki ay tam tersine, adet dönemi birkaç gün gecikebilir. Bu durumda da doğru bir hesaplama yapılamayacaktır.

[quote]Yeni adet görmeye başlamış genç kızlarda ise, vücut adet dönemlerini düzene sokuncaya dek adet gecikmesi olması veya birkaç ay hiç adet görememe gibi durumlar normaldir. Vücudun kendini ayarlaması, hormonların adet dönemlerini bir düzene sokması aylar ve hatta 1-2 yıl alabilir. Dolayısıyla yeni adet görmeye başlamış olan genç kızlar birkaç yıl boyunca adet gecikmesi konusunda endişelenmemelidir.[/quote]

Dolayısıyla ilk olarak adet döneminiz kaç günde bir tam olarak bilmeli, ardından adet düzensizliğiniz olup olmadığını da hesaba katmalısınız. Bu şekilde ayın kaçında adet olmayı beklediğinizi ortaya çıkardıktan sonra adetinizin gecikip gecikmediğinden emin olabilirsiniz. Aksi takdirde sadece yanlış hesap yaptığınız için boş yere endişelenebilirsiniz.

Adet Gecikmesi Nedenleri

Kadınların çoğu bir yıl içerisinde 11 ila 13 kere adet dönemi yaşar. Sizin durumunuz farklı olabilir. Yıl içerisinde bu rakamdan daha az ya da çok adet döneminiz oluyor olabilir. Adet gecikmesinden veya adet düzensizliğinden söz ederken sizin kendi adet düzeninizin özelliklerine göre düşünmeniz gerekir.

Bebek sahibi olmayı düşünmeyen bir kadın için adet gecikmesi paniğe neden olabilir. Çünkü adet gecikmesinin başlıca nedeni hamileliktir. Oysa hemen gebeliğin söz konusu olduğu fikrine kapılmadan önce gözden geçirilmesi gereken, adet gecikmesine yol açabilecek farklı sebepler vardır.

Hamilelik dışında adet gecikmesine neden olan diğer sebeplere yakından bakalım.

  • Fazla Kilo Kaybetmek ya da Yoğun Egzersiz Yapmak

Egzersiz ya da diyet sonucu hızlı bir şekilde kilo vermek adet gecikmesine ve adet düzensizliğine yol açabilir. Vücutta östrojen hormonu üretimi ile kilo arasında yakın bir ilişki vardır. Östrojen seviyelerinin düşmesi adet gecikmesine sebep oluyor olabilir.

Vücuttaki yağ oranı çok düşükse adet gecikmesi ihtimali de fazlalaşır. Bu gibi durumlarda sağlıklı kiloya dönmek adet düzensizliğini ortadan kaldırabilir.

Vücut kitle indeksinin aniden değişmesi, anoreksiya ya da bulimia gibi yeme bozuklukları adet gecikmesi nedenleri arasındadır.

Yeme bozuklukları dışında bir maraton ya da fizik gücü isteyen başka bir spor etkinliğine hazırlanma süreci de adet gecikmesine yol açabilir. Doğanın vücudu koruma şeklidir bu. Yoğun fiziksel stres altında vücut yumurtlamayı keser, östrojen üretimini azaltır ve adet görülmemesini sağlar.

  • Yetersiz Beslenmek

Diyet yapan, diyet hapı kullanan ya da koşulları gereği yeterince iyi beslenemeyen kadınlarda düşük kalorili beslenme, vücutta düşük yağ oranı ve yüksek enerji ihtiyacı ile birlikte adet gecikmesi görülebilir.

İştahı bastıran diyet hapları yemek yemeyi engellerken aynı zamanda kalori alımını da engelleyerek adet gecikmesinde rol oynayabilir.

  • Fazla Kilolar

Adet gecikmesinde sık rastlanan nedenlerden biri ani kilo kaybıdır ancak tıpkı kilo kaybı gibi fazla kiloların da adet gecikmesinde etkili olduğu durumlar vardır. Vücuda pek çok zararı olan fazla kilolar hormonları etkiler ve hormonal değişimler adet gecikmesine ve adet düzensizliğine neden olabilir. Kilo vermek ve ideal kiloya inmek adetlerin düzene girmesini sağlayabilir.

  • Stres

Stresin adet gecikmesine yol açabileceği sadece bir söylenti değildir. Beynin hormonları düzenleyen bölgesi stresten etkilendiğinde bu durum adeti düzenleyen hormonları da etkileyebilir. Sevilen bir kişiden ayrılma, bir yakının vefatı, taşınma, boşanma gibi sarsıcı olaylar adet gecikmesine de sebep olabilir.

Taşınma, tatile çıkma, iş değiştirme ya da okul sınavları da yine adet düzenini etkileyebilecek yaşam biçimi değişiklikleri veya stres nedenleri arasındadır.

  • Tiroid Bezi İle İlgili Sorunlar

Tiroid bezi vücutta boyun kısmında yer alır ve metabolizmayı düzenler. Tiroid bezi ayrıca, işlerin yolunda gitmesini sağlamak üzere vücuttaki pek çok sistemle etkileşim halindedir. Tiroid hormonlarında herhangi bir şekilde dengesizlik olduğunda uyku bozuklukları, kilo değişimi, kas problemleri, kolesterol sorunu gibi farklı belirtilerin yanı sıra adet gecikmesi de görülebilir.

PKOS bir hormon dengesizliğidir ve yumurtlamayı engeller. Östrojen, progesteron ve testeron seviyelerinde değişiklikler olur. Polikistik over sendromu adet görülmemesine, adet gecikmelerine ve adet düzensizliğine neden olabilir. Yüz ve göğüste kıllanma, kilo vermede zorlanma ya da gebe kalmakta güçlük çekme gibi başka belirtileri de vardır.

  •  Doğum Kontrol Yöntemlerinin Yan Etkileri

Doğum kontrol hapları vücutta hormonal değişikliklere yol açarak adet gecikmesine neden olabilir. Özellikle hap kullanmaya yeni başlayan kadınlarda bu şikayet görülebilir.

Tıpkı başlarken olduğu gibi doğum kontrol hapı kullanmayı bırakırken de bu tip şikayetlerin ortaya çıkması beklenebilir çünkü vücudun hormonları yeniden düzenlemesi gerekir. Hap bırakıldıktan sonraki birkaç ay içerisinde adetler yeniden düzene girecektir.

Sadece doğum kontrol hapı değil, doğum kontrol iğneleri veya implantları da adet gecikmesi gibi bir yan etkiye yol açabilir.

  • Çölyak Benzeri Kronik Hastalıklar

Glüten intoleransı ile karakterize olan Çölyak hastalığı gibi kronik hastalıklar, eğer kontrol altında değilse ve herhangi bir tedavi uygulanmıyorsa, vücudun genel sistemi üzerinde bir stres oluşturacaktır. Bunun sonucu olarak adet gecikmeleri yaşanabilir. Eğer kronik bir rahatsızlığınız varsa, rahatsızlığın kontrol altına alınması adetlerin düzene girmesinde etkili olabilir.

  • Menopoz

Menopoza giren kadınlar, hayatlarının artık yumurtlamayacakları dönemine erişmişler demektir. Genellikle 40’lı yaşlarda, son adetin görülmesinden itibaren 1 yıl geçmesiyle menopoz tanısı koyulabilir. Ancak menopoz birdenbire başlamaz. Menopoz öncesi dönemde (perimenopoz) adet düzeninde değişiklikler başlar. Adet gecikmeleri de görülebilir.

Adet Gecikmesinin Tedavisi

Cinsel olarak aktif bir kadın adet gecikmesi yaşıyorsa ilk olarak bir gebelik testi yaptırması gerekir. Eczaneden temin edilecek gebelik testleri evde kolayca uygulanabilir. Eğer hamilelik ihtimali yoksa adet gecikmesine neyin sebep olduğu araştırılmalıdır.

[quote]Gerekli muayene veya hormon ya da kan testleri yapılmadan, bir kadında neden adet düzensizliği olduğu veya kişinin adetinin neden geciktiği doğru şekilde belirlenemez. Dolayısıyla kendi kendinize endişelenmek yerine en iyisi doktor kontrollerini aksatmamak olacaktır.[/quote]

Her ne kadar burada sıralanan nedenler adet gecikmesini açıklar gibi görünse de, en doğru teşhis ancak bir jinekolog tarafından koyulabilir. Örneğin, siz ani kilo verdiğiniz için adetinizin geciktiğini düşünebilirsiniz ancak kilo kaybına rağmen farklı bir sebepten dolayı da adetiniz gecikiyor olabilir.

Adet gecikmesi söz konusu olan kadınlarda, eğer altta yatan farklı bir rahatsızlığa rastlanmamışsa, çoğu kez doktorun önerdiği çeşitli hormon takviyeleriyle adetin yeniden düzene girmesi sağlanır.

[expand title=”Kaynaklar”]

[/expand]

Polikistik Over Sendromu Nedenleri

Polikistik over sendromu (kısaca PKOS) bir kadının yumurtalıklarının nasıl işlediği ile ilgili, yaygın bir rahatsızlıktır. PKOS nedeniyle bir kadının adet döngüsü, doğurganlığı, hormonları, kalbi, kan damarları ve dış görünüşü etkilenecektir. Kadınlık hormonlarında dengesizlik söz konusudur.

Anormal hormon seviyeleri, yumurtalıklardaki androjen ve östrojen hormonları arasındaki dengesizlik, polikistik over sendromunun başlıca nedenlerinden biri olarak gösterilir.

PKOS olan kadınlarda genel olarak şu belirtiler görülür:

  • Yüksek seviyede androjen hormonları (Kadın vücudunda da üretilen erkeklik hormonlarıdır.)
  • Düzensiz adet görme (Adet görülmemesi, adetin çok ağır geçmesi ya da adet zamanının belirsiz olması gibi.)
  • Yumurtalıklarda küçük kistler

PKOS genç kızlar da dahil olmak üzere kadınlarda sık rastlanan rahatsızlıklardan biridir.

Polikistik Over Sendromu Neden Olur?

Polikistik over sendromunun kesin nedeni bilinmemektedir. Pek çok uzman genetik faktörlerin rol oynadığını düşünmektedir. Polikistik over sendromu olan kadınların çoğunun annesinde ya da kız kardeşinde de aynı şikayete rastlanır.

Polikistik over sendromunda altta yatan ana problemlerden biri hormonal dengesizliktir. Bu hastalığı olan kadınlarda yumurtalıklar normalden daha fazla androjen hormonları üretir. Androjen hormonları erkeklik hormonlarıdır ancak kadın vücudunda da üretilir. Bu hormonların seviyesi kadın vücudunda normalden daha yukarı çıktığında yumurtalıklarda yumurtaların gelişimini ve dışarıya atılmasını da olumsuz etkiler.


PKOS ile bağlantısı olduğu düşünülen diğer bir sağlık sorunu insülin direncidir. Araştırmacılar insülin hormonunun da POS ile bağlantısı olduğunu düşünmektedir. İnsülin, şeker ve diğer yiyeceklerin, vücudun kullanması için enerjiye dönüştürülmesini kontrol eden hormondur. Polikistik over sendromu olan pek çok kadının vücudunda insülin direnci nedeniyle fazla insülin üretildiği ve insülin fazlalığının androjen üretimini arttırdığı bağlantısı kurulmuştur. Yüksek androjen seviyeleri aşağıdaki şu belirtilere de yol açabilir:

  • Akne
  • Aşırı tüylenme
  • Kilo alma (özellikle göbek, karın ve kol bölgelerinde yağlanma)
  • Adet düzensizliği

Polikistik Over Sendromunun Belirtileri

Polikistik ove sendrom belirtileri kadından kadına farklılık gösterebilir. Bazı belirtileri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Adet görememe nedeniyle hamile kalamama
  • Düzensiz adet görme
  • Vücutta aşırı tüylenme (özellikle yüz, göğüz, karın bölgesinde)
  • Yumurtalıklarda küçük kistler
  • Akne, yağlı cilt, kepek
  • Kilo artışı, obezite, bel bölgesinde yağlanma
  • Kaygı, depresyon
  • Uyku apnesi
  • Erkek tipi saç dökülmesi
  • Boyun, kol, göğüslerde koyu renk, yama şeklinde, kahverengi veya siyah lekeler
  • Pelvik ağrı, kasık ağrıları

Polikistik Over Sendromunda Neden Adet Düzensizliği ve Doğurganlık Sorunu Olur?

Yumurtaların oluştuğu yumurtalıklarda sıvı dolu küçük kesecikler vardır. Yumurta büyüdükçe kesecikte sıvı birikir ve yumurta olgunlaştığında kesecik açılır ve yumurta dışarı bırakılır. Dışarı salınan yumurta rahme doğru yol alır. Polikistik over sendromunda ise yumurtalık bir yumurtanın tam olarak olgunlaşması için gereken tüm hormonları üretmez. Kesecikler sıvı dolabilir ancak yumurta oluşumu gerçekleşmez. Bunun yerine bazı kesecikler kist olarak kalır. Bu nedenle yumurta oluşmaz ve progesteron hormonu üretilmez. Progesteron hormonu olmadan bir kadının adet dönemi düzensiz olacak ya da hiç adet görülmeyecektir. Üstelik yumurtalıklar erkeklik hormonu üreterek yumurtlamayı başka bir şekilde daha engellmeiş olacaktır.

Her PKOS problemi olan kadında kısırlık problemi de ortaya çıkar denilemez ancak kısırlığa PKOS’lu kadınlar arasında yaygın olarak rastlanır. İyi haber ise, tedavi gördükten sonra pek çok PKOS’lu kadının hamile kalabildiği görülür. Kilo verilmesi, hormonların düzenlenmesi ya da cerrahi müdahale gibi yöntemler sonrası yumurtlama sağlanabilir.

Polikistik Over Sendromu Tedavisi

Polikistik over sendromunun tedavisi yoktur ancak bu sendromun ortaya çıkardığı problemlerin çözümüne yönelik tedaviler uygulanır. Hangi belirtilerden şikayetçi olunduğu veya kişinin hamile kalmak isteyip istemediğine göre farklı tedaviler uygulanabilir. Kalp hastalığı, karaciğer yağlanması ya da diyabet gibi ileride oluşabilecek hastalıkların önüne geçmek PKOS tedavisinin diğer başlıca amaçlarındandır.

Yaşam Biçiminde Değişiklikler: PKOS rahatsızlığı bulunan çoğu kadın fazla kilolu veya obezdir. Bu durum başka sağlık sorunları için de bşr zemin oluşturur. Polikistik over sendromunun kontrol altına alınması için sağlık açısından tehlike oluşturmayan bir kiloya inmek önemlidir. Sağlıklı beslenmek, kan şekeri seviyesini dengelemek, vücudun insülin kullanımını geliştirmek ve vücuttaki hormon seviyelerini normale çekmek düzenli adet görmek açısından yardımcı olabilir.

Doğum Kontrol Hapları: Hamile kalmak gibi bir isteği olmayan kadınlarda doğum kontrol hapları düzenli adet görmeye, erkeklik hormonu seviyesini aşağı çekmeye ve akne sorununu çözmeye yardımcı olabilir. Ancak doğum kontrol hapı kullanmayı bırakan bir polikistik over sendromu hastasının adetleri yeniden düzensizleşecektir.

Doğurganlık İlaçları: Polikistik over sendromu bulunan kadınlarda yumurta oluşumunun gerçekleşmemesi doğurganlık sorununun ana nedenidir. Bazı doğurganlık ilaçları yumurta oluşumuna yardımcı olarak polikistik over sendromu olan kadınların hamile kalmasını sağlayabilir. Ancak doğurganlık ilacı kullanmadan önce ortada hamile kalmaya engel başka bir problem olmadığının bilinmesi gerekir.

Ameliyat (Ovaryan Drilling / Over Delinmesi): Polikistik over sendromunda yumurtlama şansını yükseltebilen ameliyatlardan biri de ovaryan drilling adı verilen ameliyattır. Doğurganlık ilaçlarından olumlu bir sonuç alamamış kadınlara önerilebilir. Ameliyat erkeklik hormonu seviyesinin düşürülmesinde ve yumurtlamada yardımcı olabilir ancak yumurtalıkta skar doku oluşması gibi riskleri de vardır. Üstelik etkileri de sadece birkaç ay sürebilir. Bu ameliyatın saç dökülmesi ya da aşırı tüylenme gibi belirtiler üzerinde bir iyileştirme etkisi yoktur. Karar vermeden önce doktorunuzla ameliyatın tüm detaylarını görüşmeniz tavsiye edilir.

Bunların dışında aşırı tüylenme ve akne gibi sorunlar için doktorun önerebileceği antiandrojen ilaçlar da vardır. Ancak hamile kalmak isteyen kadınlar bu tip ilaçları kullanmamalıdır.

Polikistik Over Sendromu Hamileliği Nasıl Etkiler?

Polikistik over sendromu olan ancak hamile kalmış olan kadınlar için düşük, erken doğum, gebelikte yüksek tansiyon gibi bazı riskler söz konusudur. Polikistik over sendromu olan kadınlar gebelik ve riskleri ile ilgili olarak doktorlarından mutlaka ayrıntılı bilgi almalıdırlar.

[expand title=”Kaynaklar”]

[/expand]